1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
68
Okunma
Asâ-yı Mûsâ değil miydi denizi bölen?
Sahîh rivayet değil miydi Hakk’ı öven?
Övdükçe şahlanan, arşa değen
Gönül değil miydi sırr-ı mânâyı bilen?
Fark etmez ki ömürler, misali bir karınca;
O’dur ki azaba döner rahmeti, kul azınca.
Evvelden bu bedeni yoğurur toprakla;
Düşer yine toprağa, ömür defteri kararınca.
Kendimi kıldım ise müfrit, ettim zâyi;
Muvaffakiyet sandıklarım oldu ise butlâna mülâki.
Nefsime mağlup düştüm nice vakti;
Hakikat yolunda ararım yine O’dur ki bâkî.
Yalan dünya, sen değil misin ey derd ü elem?
Kimine kizb ü riyâ, kimine derman u melhem.
Kimine güler yüzün, kimisi ağlar her dem;
Ne vefâ bulunur sende, ne de kalır bir kerem.
Müşfik gülüşlerine ilticâ edesim var;
Sükût eden gönlümü Sana açasım var.
Bir nazarınla diner derd-i derûnum;
Rahmetine sığınıp huzur bulasım var.
Ebulfez der ki: Gönlümde mahfî nice söz, nice âh…
Bir duâ kâfidir; silinir derd ü siyâh.
Bir lütfun erişse, kalmaz içimde âh;
Rahmetinle dirilir bu garip gönl-i âgâh.
2108261027
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.