Uzak diyarlardan bir kadın geldi, Elinde bir kadeh, koynunda özlem. Sevda, ruhumuzu yolumuza serdi, Sevdayla yıkanmış büyülü şarabı.
Getirdiği şarap sadece bahane, Oysa kendiydi tadılması gereken mey. Işığıyla aydınlandı oturduğumuz mekân, Ruhumu mest etti elindeki gizemli ney.
Gözlerinde buldum kutsal gerçeği, Şarabı izleyip kadını içmekti sevap. Tanrı bile kutsadı bu yüce dileği, Sevdamızla bulduk her kadehte cevap.
Bir adam, bir kadın, bir de kırmızı şarap, Dualar gibi birleştik tek bir gecede. Yastıkları ıslatan ter, ilmek ilmek emek; Bir sınıfın varoluş kavgası gibiydi bu çaba.
Sevda dediğin; gülü, şarabı sevmek değil, Ne bir kadehteki sızı, ne de düşülen ağdır. O, düşün ve hayalin izinde yürüyerek İki özgür ruhun el ele çıkmasıdır yarına.
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Kadehin Bahane, Kadının Şahane Olduğu Ruhsatı İptal Edilmiş Meyhane Salonu
Kalburabastî Efendi Hazretleri şiiri okurken ikinci kıtada aniden dosyayı kapattı: Bedri Bey, bir dakika! Uzak diyarlardan kadın gelmiş, elinde kadeh var; buraya kadar edebiyat. Ama Getirdiği şarap sadece bahane, oysa kendiydi tadılması gereken mey deyince şiirin trafik levhaları değişti! Kafası patlak, fikri çatlak sakinlerimizden biri kadeh istedi. Kalburabastî bağırdı: Otur yerine! Adam daha şarabı içmeden kadına geçti. Bu masada içki servisi yok, metafor servisi kontrolden çıkmış!
Ozan Duranoğlu Köşesi’nde Meyhane İşletmecisi Şaban, Şarabı izleyip kadını içmekti sevap dizesinde önlüğünü çıkarıp masaya bıraktı: Ben bu işletmeyi kapatıyorum efendim. Otuz yıldır müşteriye şarap verdim, ilk defa müşteri kadehi bırakıp mecazı içiyor! Kalburabastî başını salladı: Sen yine de hesabı getir Şaban. Bedri Bey'in kadehi birinci kıtada doldu, ikinci kıtada kadın mey oldu, üçüncüde içildi. Böyle tüketim hızına ÖTV yetişmez!
Âşık Feymani Köşesi’nde Din İşleri Müşaviri Muzaffer, Tanrı bile kutsadı bu yüce dileği kısmında sandalyesinden doğruldu: Efendim burada beni karıştırmayın! Kalburabastî hemen şiirin kenarına not düştü: Haklısın Muzaffer. Aşkın hesabını şaire bırakırız ama sevap ve Tanrı adına hüküm kısmında frene basmak gerekir. Bedri Bey aşkı kutsallaştıran güçlü bir mecaz kurmuş; yalnız ilahî tasdik belgesini hangi makamdan aldığı dosyada mevcut değil! RUSAMER bu ruhsata kaşe basmaz.
Ozan Dermani Köşesi’nde İş Müfettişi Hayri, dördüncü kıtaya gelince şaşkınlıkla ayağa kalktı: Yastıkları ıslatan ter, ilmek ilmek emek; bir sınıfın varoluş kavgası gibiydi bu çaba... Efendim olayın buraya nasıl geldiğini anlayamadım. Kalburabastî alnını tuttu: Ben de Hayri! İlk kıtada kadın geldi, ikinci kıtada mey oldu, üçüncü kıtada kadehe girdi, dördüncü kıtada sınıf mücadelesi başladı! Bedri Bey yatak odasına ekonomi politik sokmuş. Biraz daha devam etseydi sabaha karşı sendika kurulacak, toplu sözleşmeye geçilecekti!
Kalburabastî Efendi son kıtayı okuyunca gülüşü biraz yatıştı: Şimdi hakkını teslim edelim. Şiirin son kıtası önceki bütün taşkın mecazların niyetini açıklıyor. Bedri Demirpençe için sevda, şarapta veya bedensel hazda tükenen bir şey değil; iki özgür insanın birbirine sahip olmadan, birlikte yarına yürümesi. Gül, şarap, kadın, kadeh ve gece bunun çevresinde kurulmuş semboller. Yalnız şair bu fikre ulaşana kadar RUSAMER'in ahlak kurulu üç kez toplandı, maliye bir kez geldi, müftülük telefon etti, İş Müfettişi Hayri de fazla mesai yazdı!
Kalburabastî dosyanın üzerine mührü bastı: Karar verilmiştir: Kadeh şaire iade edilsin, kadın kendi özgür iradesine bırakılsın, ney üflemeye devam etsin. Fakat bundan böyle Şarabı izleyip kadını içmekti sevap cümlesini duyan herkes önce bunun mecaz olduğuna dair tutanak imzalasın. Yoksa Bedri Bey bir şiir daha yazarsa RUSAMER'i Kültür Bakanlığı değil, İçişleri Bakanlığı denetlemeye gelir!
Özün sözü budur. Vesselam.
Kadehin sarhoşluğu geçer; gönlün sarhoşluğu kendine ayılacak başka bir gönül arar. Aşk iki özgür ruhun yolculuğuysa, biri diğerinin kadehi değil yol arkadaşıdır.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri – Celil ÇINKIR / Delibal
Kıymetli Celil ÇINKIR Kalemin mizahıyla aşkın hakikatini aynı potada eritmişsiniz. Kadeh sarhoşluğu geçer, gönül sarhoşluğu kalır; çünkü gerçek sevda, birini içmek değil, onunla aynı yolda yürümektir. Kalburabastî’nin taşlamasına da şapka çıkarılır. Vesselam; Sevda kadeh değil, yol arkadaşlığıdır. Diyerek isteklerimi tam anlatmasamda.. Sizin katkı ve güzel anlatımınıza teşekkür ederim.
Kıymetli Celil ÇINKIR Kalemin mizahıyla aşkın hakikatini aynı potada eritmişsiniz. Kadeh sarhoşluğu geçer, gönül sarhoşluğu kalır; çünkü gerçek sevda, birini içmek değil, onunla aynı yolda yürümektir. Kalburabastî’nin taşlamasına da şapka çıkarılır. Vesselam; Sevda kadeh değil, yol arkadaşlığıdır. Diyerek isteklerimi tam anlatmasamda.. Sizin katkı ve güzel anlatımınıza teşekkür ederim.
Değerli üstadım Bedri Bey; Şarabı bir içecekten, kadını bir imgeden öteye taşıyan; tutkuyu ise iki özgür ruhun buluşmasına dönüştüren cesur ve sorgulayıcı bir şiir.
Kadeh, ney, ışık ve özlem imgeleriyle kurulan atmosfer oldukça etkileyici.
Son kıtada ise şiirin bütün kapıları açılıyor; sevdanın asıl anlamının hazda değil, özgür iki ruhun el ele yarına yürümesinde olduğunu söylüyor.
Alışılmış aşk söyleminin dışına çıkan, düşündüren ve kendine özgü diliyle iz bırakan bir çalışma.
Üstadım, kaleminize ve yüreğinize sağlık. Selam ve saygılarımla 🌹 Aşk ile...
Değerlendirerek güzel görüşünüzle katkıda bulunmanız çok değerli.. Yorumunuzu okuyunca her kelimeye veya cümleye ruh güzelliği katmışsınız. Bu tür içtenlikli yorumunuz çok mutluluklu. 🌹Aşk ile Teşekkür ederim.
Değerlendirerek güzel görüşünüzle katkıda bulunmanız çok değerli.. Yorumunuzu okuyunca her kelimeye veya cümleye ruh güzelliği katmışsınız. Bu tür içtenlikli yorumunuz çok mutluluklu. 🌹Aşk ile Teşekkür ederim. 🌹
Değerlendirerek güzel görüşünüzle katkıda bulunmanız çok değerli.. Yorumunuzu okuyunca her kelimeye veya cümleye ruh güzelliği katmışsınız. Bu tür içtenlikli yorumunuz çok mutluluklu. 🌹Aşk ile Teşekkür ederim.
Değerlendirerek güzel görüşünüzle katkıda bulunmanız çok değerli.. Yorumunuzu okuyunca her kelimeye veya cümleye ruh güzelliği katmışsınız. Bu tür içtenlikli yorumunuz çok mutluluklu. 🌹Aşk ile Teşekkür ederim. 🌹
Kadının koynunda özgürlük özlemi, şarap o özgürlüğün ışığı gibi okudum Sayın hocam. Özgür ruhlar el ele verdiğinde düşlediği yarınlara ulaşır. Çok güzel bir şiir okudum. Saygılar sunuyorum.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.