(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
belki de bütün mesele budur dünyaya geldiği gün başlar insanın merhabası. de ki bu yalnızca bir selam değil. varlığın karanlığa bıraktığı ilk işarettir. bu bir kapının aralanmasıdır. henüz adı konmamış bir yolculuğun ilk adımıdır.
merhaba aşk.
aşkın önüne “ben” geldiğinde küçülür insan “aşkım” dediğinde kendinden taşar.
bu bir faniliğinin içinden geçerek bekaya seslenmektir. belki de ölümün karşısında söylenebilecek en cesur kelimedir.
zaman ise kuş kanadındadır.
kanat çırptıkça uzaklaşır, uzaklaştıkça insanın içindeki yollar uzar. “hani nerede?” işte geçici olmanın ilk sızısı başlar burada. dün elimizin içindeydi sandığımız şey, bugün hatıralarımızın bile dışına çıkmıştır.
sonra yol çıkar karşımıza. “Yol / Yollar / Yollar yokuş / Dikenli / Dik barikatlar...”
İnsanın bu dünyadaki serüveni biraz da budur. önüne sürekli yollar çıkar ve her yol insandan biraz daha kendisini ister.
merhaba ey yol! sen ki dik yokuşlarda, kanatan dikenlerin ve kaskatı barikatların ardında insanı kendi benliğinden soyan o en çetin yolculuksun. yürüdükçe yoran, yordukça benliği yolan, gurur saraylarını yıktıkça insanı kendi yokluğunun altında bırakan.
ve insan bütün bunların içinden geçerken söylenir durur kendince;
“Yoldum / yoruldum Yıktım / yıkıldım.”
çünkü hayat, insanın yalnızca yürümesinde mi ibaret? yürürken kendisini de yıkmasıdır hayat. her yıkılışın içindem başka bir ben doğar. bazen insan, kendi içindeki sarayı yıkmadan gökyüzünü göremez. kendi duvarlarını devirmeden rahmetin hangi taraftan geldiğini anlayamaz. işte bu yıkılış geçici olanın çözülmesidir
sonra ayaklar... “Balon.”
yürümekten ağırlaşan balon gibi şişen ayaklar. insan yürümek için yaratılmıştır ama bir noktadan sonra ayaklarının yere değmesi bile ağırlaşır. sanki dünya, insanın tabanlarına kurşun dökmüştür parmaklar birbirine bağlanmış. başparmaklar bile birbirinden ayrılamaz hale gelmiştir. işte bu insanın kaderine bağlanmış hâlidir. gidecek yeri olduğu hâlde gidememek... söyleyecek sözü olduğu hâlde susmak... sarılmak istediği hâlde ellerini yanında sallanır halde bulmak.
eller ki düşer iki yana. bir zamanlar gül tutan günleri sayan o eller şimdi sadece kendi yalnızlığına tanıklık eder. günler güllere karışır, güller günlerle birlikte solar.
sonra gözler... insanın dünyayla son pazarlığı. o kadar çok yüz, o kadar çok ayrılık, o kadar çok yarım kalmışlık gödü ki! gözler bağlanır, gözler kapanır. çünkü dışarıdaki dünya artık görülecek bir şey sunmaz. asıl yangın ve asıl manzara içeridedir.
çünkü geçici olanda sonsuzluğa giden yol, içeriden bakıldığında bir soyunmadır. önce bedeninden, sonra adından, sonra malından, sonra makamından,,sonra bütün benlerinden.
bir ömür boyunca üzerine giydiği dünya çıkarılmış, son kez gökyüzünün altında kendi gerçeğiyle baş başa bırakılmıştır artık.
"merhaba ey aşk/bazmenden" merhaba aşk
belki de ölüm, insanın dünyaya söylediği son “merhaba”dır.
insan yürüdükçe eksilir.. eksildikçe hafifler. hafifledikçe yükselir. yükseldikçe dünyaya ait sandığı tüm ağırlıklardan kurtulur.
"Merhaba ey sonsuzluk" dünya burada biter yol burada biter. aşk burada başlar.
Merhaba.
Üstadıma gönülden tebriklerimle. selam olsun.
Ramazan Boran 1 tarafından 17.8.2026 21:54:19 zamanında düzenlenmiştir.
Şiirin derinliklerinde yüzen ruhun basiretle gören gözün ve kelimelerin derinliğindeki anlamları sezen yüreğin var olsun kardeşim sağ ol var ol teşekkürler
Şiirin derinliklerinde yüzen ruhun basiretle gören gözün ve kelimelerin derinliğindeki anlamları sezen yüreğin var olsun kardeşim sağ ol var ol teşekkürler
Aşk, zaman, yol ve yorgunluk... Şiirindeki imgeler, yolculuğun hem beden hem de ruh üzerindeki o ağır, yükü ağırlaştıran izlerini çok net hissettiriyor. "Bâzmânden" kelimesiyle bıraktığın o geride kalmışlık, yolda tükenmişlik ve çaresizlik vurgusu vurucu bir durak olmuş. Bedenin bağlandığı, gözlerin kapatıldığı ama tüm bunlara rağmen kelimelerin başı ve sonu olan o "Aşk" ve "Merhaba" kelimelerine tutunduğu bir iç döküş bu.
Yunus kardeşim, kısa ve parçalı dizelerle aşk yolunda yorulan, yıkılan ama yine de sevgiliye “Merhaba” diyebilen bir insanı anlatmışsın. “Yoldum/yoruldum, yıktım/yıkıldım” geçişleri hem ses hem anlam bakımından şiire güzel bir hareket kazandırmış. Eller ve ayaklar bağlansa, gözler kapansa bile aşkın sesine ulaşan bir gönül var dizelerinde. Kutluyorum kardeşim, kalbi selamlarımla.
aşkı özümseyişimiz ölümü güzümseyişimiz kadar saf bir gerçek neredeyse seçeneksiz seçenekkken hiç bir bedene sığmayışı, nedene sığamayışına kendi algoritmamda nazende olarak betimlemiştim hocam en azından bendeki hissiyatı bu oldu ama tasavvuf edebiyatı çok bilindik değil bende affola...
aşkı özümseyişimiz ölümü güzümseyişimiz kadar saf bir gerçek neredeyse seçeneksiz seçenekkken hiç bir bedene sığmayışı, nedene sığamayışına kendi algoritmamda nazende olarak betimlemiştim hocam en azından bendeki hissiyatı bu oldu ama tasavvuf edebiyatı çok bilindik değil bende affola...
Kaleminize sağlık, Yaşanan tüm güçlüklere rağmen hayatın ve duygunun devir daim ettiğini hissettiren özgün bir anlatım olmuş Yunus Bey. Beğendim, emeğinize sağlık; tebrik ediyorum
Değerli Yunus hocam; “Kelimelerin birbirine tutunarak yürüdüğü, anlamdan çok çağrışımın ve ritmin öne çıktığı deneysel bir çalışma olmuş. ‘Yoldum/yoruldum, yıktım/yıkıldım’ gibi kırılmalar, yolun ve insanın iç dünyasındaki yorgunluğu hissettiriyor. Başta ve sonda yankılanan ‘Merhaba’ ise bütün bu karmaşanın içinde yeniden bir başlangıç duygusu bırakıyor. Farklı, cesur ve kendine özgü bir anlatım… Kaleminize sağlık.”💧🌿
Üstadım eserde"bağlanmışlık", "yorgunluk" ve duygu yoğunluğu sadelikle birleşerek çok güçlü bir atmosfer yaratmış okuması güzeldi. Kelime tekrarları ve kısa dize yapısı, içsel çatışmayı ve hissettirdiği yükü okuyucuya doğrudan hissettiriyor. Yüreğinize, kaleminize sağlık; harika bir şiir çıkmış ortaya değerli hocam Tebrik eder selâm ve dua ile saygılarımı sunarım...
Harika bir şiir okudum. Yürekten kutluyorum sizi güzel insan. Başarılarınız daim ilhamınız ölümsüz olsun. İki katlı şehrimden selamlar gönderiyorum çokça…
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.