(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yunus Emre üslubunu ve Türk tasavvuf şiiri geleneğini yansıtan, ibadet, samimiyet, cömertlik ve helal lokmanın insan ruhuna ve dertlerine şifa olduğunu anlatan oldukça hikmetli bir şiir. İlk kıtada seccade, dua, İhlas ve Fatiha sureleri üzerinden Allah'a yönelmenin ve samimi yakarışın manevi dertlere derman olduğu vurgulanıyor. Akıl ve fikrin Allah'ın bir ihsanı olduğu, kimsenin hor görülmemesi gerektiği ve Allah'ı her daim anmanın (zikir) ruhu iyileştirdiği ifade ediliyor. Hakkıyla tutulan orucun ve Allah rızası için yapılan yardımın (infak) boşa gitmeyeceği, aksine ömrü heder olmaktan koruyup kederleri yok edeceği belirtiliyor.
Beden geçici bir enkaz haline gelmeden önce namazı aksatmamak ve bedene haram lokma sokmamak, hem dünyevi hem de ahirete yönelik en büyük şifa kaynağı olarak sunuluyor.
Hem hece ölçüsü ve düzenli uyak) hem de içerik açısından tasavvufi öğütler içeren, dinleyene huzur ve farkındalık veren güzel bir eser.
Şair şiirinde; özetle insanca yaşa ve huzurla git diyor. Çünkü bu alemde baki kalan yok yaşanan ömründe mutlaka bir muhasebesi olmalı ona da işaret ederek ne yaparsan yap ama niyetin güzel olsun, insanlık yararına olmayı çünkü Yüce Yaradan Kitabında ben sizin amellerinize bakarım diyor. Bu şiir bana "Cumanız Mubarek Olsun *" isimli şiirimi aklıma düşürdü. Cumanız Mubarek Olsun * Dilinde; dilemma haram, yiyenler Sizin de cumanız mübarek olsun Şu kalbim oluştan paktır diyenler Sizin de cumanız mübarek olsun Hakikati hak bilir hu! diyen gülsün *** Pişkin bir duruşla, sahte gülenler Saf, temiz dostluğu fırsat bilenler Şan şöhret yolunda dünü silenler Sizin de cumanız mübarek olsun Hakikati hak bilir hu! diyen gülsün *** Cuma mesajıyla, selam yollayan Gör beni der gibi saftan sollayan Amacına matuf o, fırsat kollayan Sizin de cumanız mübarek olsun Hakikati hak bilir hu! diyen gülsün ...H.C.ÖRS, Manevi duygularla kaleme alınmış bu anlamlı ve anlatımı güzel şiiri ve değereli şairi tebrik ediyor kendi şiirimden bir iki dörtlük ile esenlikler diliyorum. Kaleminiz daim ilhamınız bol olsun.
Şair: Yunus Karaçöp – yudumyunus Şiir: DERMAN OLUR Değerlendirildiği Salon: Üç İhlâsla Bir Fâtiha Okunup Avuçların Duaya Açıldığı, İnfakın Makbuz İstenmeden Kayda Geçtiği ve Her Derde Aynı Reçeteyi Yazmaya Kalkanların Önce Mana Muayenesinden Geçirildiği Salon
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri, Yunus Karaçöp’ün DERMAN OLUR şiirini okuyunca RUSAMER Eczanesinin kepenklerini yarıya kadar indirtti. Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Reçeteci Rıza, Her bir derde derman olur sözünü görünce ilaç dolabının anahtarını teslim edip seccadenin yanına oturdu. Kalburabastî Efendi anahtarı geri uzattı: Evladım, Yunus Hoca manevi dertlerden söz ediyor; yarın tansiyonun çıkınca üç İhlâs okuyup ilacı çöpe atmaya kalkma! Böylece RUSAMER’de önemli bir ayrım kayda geçirildi: Dua gönlün dermanıdır ama doktorun reçetesine rakip değildir. Rıza bu açıklamadan sonra eczaneyi yeniden açtı; yalnız kasanın yanına bir Fâtiha koymakta ısrar etti. Ona da kimse karışmadı.
Âşık Feymani Köşesi
Köşeye Zikirci Zekeriya yerleştirildi. Sen fakiri görme hakir / Allah vermiş akıl fikir dizelerini okuyunca önce cebindeki parayı saydı. Kendisine fakirliğin şiirde aşağılanmaması gereken insanı temsil ettiği anlatıldı. Bu dörtlükte Yunus Karaçöp ibadetin yanına çok önemli bir ölçü daha koyuyor: İnsana hürmet. Yani yalnız dilde zikir yetmiyor; insanı küçümseyen gönlün zikri de sorgulanıyor. Zekeriya gece gündüz zikir yapacağını söyleyince Kalburabastî Efendi önüne süpürgeyi bıraktı: Evladım, zikrin arasına biraz hizmet koy; RUSAMER koridoru da sevaptan mahrum kalmasın.
Ozan Dermani Köşesi
Buraya Oruçlu Osman çağrıldı. Allah’a açarsan avuç / Hayırlıdır bil ki sonuç dizelerini okuyunca iki avucunu açıp sonucu beklemeye başladı. Yarım saat sonra hâlâ aynı vaziyette görünce kendisine duanın sipariş formu olmadığı hatırlatıldı. Şiirde dua, oruç ve teslimiyet aynı çizgide buluşuyor; özellikle Hakkıyla tutulan oruç sözü önemli, çünkü şair yalnız aç kalmayı değil, ibadetin hakkını vermeyi vurguluyor. Osman akşam ezanını sormaya kalkınca Kalburabastî Efendi dosyaya not düştü: Bunun şiir değerlendirmesi tamam; aklı mutfakta.
Ozan Duranoğlu Köşesi
Köşenin sakini İnfakçı İdris, Sanma infak boşa gider dizesini okuyunca verdiği her şeyin karşılığını ne zaman alacağını sordu. RUSAMER Mali İşler Müdürlüğü kendisine herhangi bir dünyevî getiri garantisi veremeyeceğini bildirdi. Şiirin burada kurduğu düşünce daha derin: İnfak bir alışveriş değil; karşılık hesabından önce paylaşma ahlâkıdır. Ancak Ne dert kalır ne de keder / Korur ömrü etmez heder gibi mutlak ifadeler şiirsel ve manevi temenni olarak okunmalı. İnançlı insan da hastalanır, acı çeker, kayıp yaşar; ibadet bunların hiç yaşanmayacağı garantisi değil, yaşananın karşısında insanın ruhunu ayakta tutan dayanaklardan biridir. İdris bunun üzerine makbuz istemekten vazgeçti. RUSAMER de rahatladı.
Ozan Veysi Kabaca Köşesi
Son köşeye Enkazcı Ekrem getirildi. Beden denen şu enkazı sözünü görünce baret takıp kazma istedi. Kalburabastî Efendi kazmayı elinden aldı: Evladım, şairin bedenini yıkmaya değil, nefsini toparlamaya geldik! Şiirin son iki dörtlüğü namaz, haramdan sakınma ve kişinin önce kendisini sınaması üzerinde duruyor. Yunus önce kendin dene dizesi bu bakımdan şiirin en değerli ahlaki noktalarından biri; başkasına öğüt vermeden önce sözü söyleyenin kendisine dönmesi, didaktik şiiri kuru nasihatten kurtaran bir öz denetim taşıyor. Ekrem de başkasının kusurunu aramak üzere getirdiği büyüteci cebine koydu. Kendisine ayna verildi.
KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ
Yunus Karaçöp’ün DERMAN OLUR şiiri, halk şiirinin sade söyleyişinden beslenen dinî-didaktik bir nasihat şiiri. Dua, zikir, oruç, infak, namaz ve haramdan sakınmayı aynı manevi çizgide topluyor; Her bir derde derman olur tekrarı da şiire ilahi/nefes havası veren güçlü bir nakarat görevi görüyor. Özellikle Sen fakiri görme hakir ile Yunus önce kendin dene dizeleri, ibadeti insanlık ve öz eleştiriyle birleştirdiği için kıymetli. Bununla birlikte bazı ifadeler fazla mutlak; ibadeti bütün dünyevi ve bedensel dertleri ortadan kaldıran bir reçete gibi değil, insana dert karşısında sabır, anlam ve dayanma gücü veren manevi bir derman olarak okumak daha doğru olur. Dil bakımından da bilki → bil ki, nede → ne de, kendin dene → kendinde ne gibi görülebilecek yerler bağlama göre gözden geçirilebilir; sonuncusunda şairin kastı gerçekten kendin dene ise mevcut biçim korunmalıdır. Şiirin özü ise açık: Yunus Karaçöp başkasına gösterdiği yolu son dörtlükte önce kendi önüne koyuyor.
Derman yalnız derdi ortadan kaldıran şey değildir; bazen insanı derdin altında ezilmeden ayakta tutandır.
Dilin zikri kulağa ulaşır; davranışın zikri insana, vicdanın zikri ise insanın kendisine.
Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Nam-ı Diğer Delibal
Namaz, oruç, zikir, dua, helal lokma ve infak gibi ibadet ile güzel ahlakların, insanın ruhsal ve dünyevi tüm dertlerine şifa verip onu huzura kavuşturacağıdır.kqlemin daim olsun inşallah
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.