Mutlu olmanın en garantili yolu bir başkasını mutlu etmektir
Hikmet-Metin
Hikmet-Metin

Nereden nereye çağı

Yorum

Nereden nereye çağı

( 13 kişi )

13

Yorum

23

Beğeni

5,0

Puan

355

Okunma

Nereden nereye çağı

Nereden nereye çağı

Dün
meydanlarda gök gürültüsüydü sözleri,
“hayır” diyordu
duvarlara çarpa çarpa,
“ihanet” diyordu
karşısında duranlara.

Bugün
aynı ağızda başka bir türkü,
başka bir kapıda başka bir selam,
başka bir gölgede
başka bir yüz...

Ah memleketim,
ne çok değişiyor yönler
ne çabuk eskiliyor sözler!

Dün söylediğini
bugün inkâr edenler var;
dün taşladığını
bugün omuzlayanlar...

Sanki söz
ağzından çıkan bir kuş değil,
pazardan alınmış ucuz bir mendil;
işine gelince sallıyorsun,
işine gelmeyince
cebine tıkıyorsun.

Nerede kaldı
o meydanlarda kabaran ses?

Nerede kaldı
duvarlara yazılan öfke?

Hangi rüzgâr çevirdi
pusulanın yüzünü?

Hangi makam gölgesi
dünkü ateşi
bugünün serinliğine çevirdi?

Siyaset mi bu
yoksa savrulan yaprakların
mevsimlik gösterisi mi?

Bir gün
“hayır” diye yumruk havada,
ertesi gün
“evet” diye baş eğmek...

Bu kadar kolay mı
insanın kendi sözünü
kendi ayağının altına sermesi?

Söz dediğin
çakmak taşıdır kardeşim,
bir kere çaktın mı
kıvılcımı hafızada kalır.

Söz dediğin
insanın alnındaki mühürdür;
gece gelir,
gündüz gelir,
yıllar geçer
ama silinmez.

Oysa şimdi
dün başka,
bugün başka konuşanlar
çoğalıyor memlekette.

Dün göğe kaldırdıkları parmak
bugün başka bir gölgeyi gösteriyor.

Dün öfkeyle söyledikleri sözler
bugün makam koridorlarında
ayakkabı sesi oluyor.

Ah memleketim!

Biz daha bir sözün
hesabını soramadan
öteki söz geliyor.

Bir cümle ölüyor,
yerine yenisi doğuyor.

Hafıza yoruluyor,
ama halk unutmuyor.

Çünkü halkın hafızası
beton duvar gibidir:

Üstünü boyarsın,
afiş yapıştırırsın,
çiçek çizersin...

Ama
alttaki yazı
bir gün yeniden çıkar.

Ve sandık geldiğinde
herkes kendi sözünün
karşısında durur.

İşçinin nasırlı eli sorar:

“Dün ne diyordun?”

Emekli sorar:

“Bugün neden sustun?”

Genç sorar:

“Yarın hangi yüzle geleceksin?”

Köylü sorar:

“Rüzgâr nereye eserse
sen de oraya mı döneceksin?”

İşte mesele burada!

Siyaset
rüzgâr gülü olmak değildir.

Her esintide yön değiştirmek
ufuk değildir.

Makam gölgesi
insana güneş vermez;
sadece gölgesini büyütür.

Oysa memleket
gölgeyle değil,
güneşle yürür.

Biz
sözünün arkasında duranları isteriz.

Dün söylediğini
bugün de taşıyabilenleri...

Yanlışsa
“yanlış yaptım” diyebilenleri.

Döndüyse
neden döndüğünü
milletin gözünün içine bakarak anlatabilenleri.

Çünkü değişmek başka şeydir,
savrulmak başka.

Fikrini değiştirmek başka şeydir,
hafızasını değiştirmek başka.

Ve güven
eski bir kapı değildir kardeşim,
istediğin zaman açıp
istediğin zaman kapatamazsın.

Şimdi soruyoruz:

Nereden nereye?

Hangi sözden
hangi söze?

Hangi inançtan
hangi makama?

Hangi meydandan
hangi gölgeye?

Ve en önemlisi:

Dün söylediğin söze
bugün kendin inanıyor musun?

Çünkü bu memleket
çok şey gördü.

Çok savrulan gördü,
çok dönen gördü,
çok susan gördü.

Ama halkın hafızası
bir nehir gibidir:

Üstünden köprü geçer,
kenarına saray kurulur,
suyuna taş atılır...

Yine de akar.

Ve zamanı geldiğinde
her şeyi önüne katıp
sorar:

“Sen dün neredeydin?”

İşte o gün
makamların kapıları değil,
sözlerin kapısı çalınır.

Hikmet Metin Çavdar

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (13)

5.0

100% (13)

Nereden nereye çağı Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Nereden nereye çağı şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Nereden nereye çağı şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Yılmaz Tizgöl
Yılmaz Tizgöl , @yilmaztizgol
16.8.2026 11:45:37
5 puan verdi
Hikmet kardeşim, siyasette dün söylenenlerin bugün makam uğruna unutulmasını açık ve sert bir dille sorgulamışsın. Sözü ucuz bir mendile, halkın hafızasını boyansa bile alttaki yazıyı yeniden gösteren beton duvara benzetmen çok etkili. “Değişmek başka şeydir, savrulmak başka” sözü ise şiirin bütün düşüncesini tek başına özetliyor. Kutluyorum kardeşim, kalbi selamlarımla.
Murat Kahraman Murâdî
Murat Kahraman Murâdî, @murat-kahraman-mur-d
16.8.2026 06:20:28
5 puan verdi
👏👏👏👏👏

......... ve, gelecek de henüz gelmemiştir;
kim binerse alamete
gidecektir kıyamete
ne getirdin? soru açık!
cevap belli, sonuç belli..
aynalardadır besbelli.
puanların sözlerinden
geldiğin o izlerinden
okunuyor yüzlerinden
bak aynaya gör notunu
ellerinle aç kutunu!
mesakin
mesakin, @mesakin
15.8.2026 23:30:07
5 puan verdi
Güzel,anlamlı bir çalışma olmuş tebrik ederim başarılarının devamını dilerim selam ve saygılarımla
serdarascioglu
serdarascioglu, @serdarascioglu
15.8.2026 23:27:23
5 puan verdi
SON ŞİİRİME..YORUMDAKİ PUANLAMA DA ..YANLIŞLIKLA.....5-PUAN..YERİNE..1-PUAN VERMİŞSİNİZ . DÜZELTİRSENİZ SEVİNİRİM ÜSTADIM SEVGİLERİMLE .

serdarascioglu tarafından 15.8.2026 23:34:32 zamanında düzenlenmiştir.
serdarascioglu
serdarascioglu, @serdarascioglu
15.8.2026 22:30:16
5 puan verdi
BU HAİNLER...SÖYLEDİKLERİNİ İNKAR EDERLER. TEBRİKLER ŞAİRİM .
Tamer Karakaş
Tamer Karakaş, @canim-benim
15.8.2026 21:49:19
5 puan verdi
"Nereden nereye çağı" şiirinizi derin bir saygı ve hayranlıkla okudum. Kaleminize, toplumsal vicdanınıza sağlık.

Siyasetin rüzgâr gülü haline gelişini, dün söylenen iddialı sözlerin bugün makam koridorlarında nasıl birer uysal "ayakkabı sesi" olduğunu muazzam bir dille anlatmışsınız. "Söz dediğin insanın alnındaki mühürdür" ve "Makam gölgesi insana güneş vermez; sadece gölgesini büyütür" dizeleriniz, ders niteliğinde felsefi birer aforizma gücünde. Şiirin sonundaki işçinin, emeklinin, gencin ve köylünün sorduğu sorularla halkın beton duvara benzeyen o sarsılmaz hafızasını devreye sokmanız esere epik bir final kazandırmış.

Omurgalı duruşu, dürüstlüğü ve ilkeli olmayı savunan bu cesur, sarsıcı ve bilgece toplumsal eleştiriniz için teşekkür ederim. Türk edebiyatına kalıcı bir hafıza kaydı bırakmışsınız. Saygılarımla...
TUĞAL  KÖSEMEN
TUĞAL KÖSEMEN, @tugalkosemen
15.8.2026 20:44:24
5 puan verdi
İnsanın en önemli erdemlerinden
biri "güvenilir olmak".
Bu erdem kişiye toplum içinde
saygınlık kazandırır.Aranırlık değerini
yükseltir.
Ama gel gör ki,koca koca adamlar
Buz pateni yapar gibi oradan oraya
kayıyorlar !.Halkın onlara verdiği temsil
yetkisini sıkılmadan hiçe sayıyorlar !

Değerli şairim bu güzel ve anlamlı şiir
ayni zamanda manidar ve düşündürücüydü.
Kutlarım emeğinizi. Saygıyla esenlik dilerim.

Rabia Asya Öztürk
Rabia Asya Öztürk, @ozturkasya
15.8.2026 20:15:34
5 puan verdi
Kaleminizi sizi kutluyorum
Gönül sesiniz hiç susmasın
Kaleminiz hüzünden kederden değil
İlhamdan umuttan ve güzellikten konuşsun
Nice güzel dizelere
Selam ve saygılarımla hocam
Pakize Sultan
Pakize Sultan, @pakize-sultan
15.8.2026 20:10:58
5 puan verdi
se
sedat hünker, @sedathunker
15.8.2026 19:41:45
5 puan verdi
Çok güzel şiir sevgiler saygılar selamlar sağlıcakla kal allahın selameti üstüne olsun
bdbedri
bdbedri, @bdbedri
15.8.2026 19:01:44
Değerli Üstadım:
Rüzgar yoğunluğunun bulunduğu bölgelerdeki fırıldak rüzgar gülünü anlatmak belki daha kolaydı. Çünkü utanmayacağı tek tanımlı haliyle dönerek görevini yapıyor. Ancak insanın fırıldağını anlatmak zor..
ve. ____
Söz, bir kez çıkınca geri dönmez; alnına mühür gibi yapışır.
Bu şiir, dün “hayır” diye yumruk sallayıp bugün “evet” diye baş eğenleri, rüzgâr gülü siyasetini ve makam gölgesinde eriyen onuru acımasızca teşhir ediyor.
Halkın hafızası beton duvar gibi, üstünü boyasan da yazı bir gün yeniden çıkar.
Ve o gün geldiğinde, kapı çalınan makam değil, sözün kendisidir.
Kısaca: Değişmek cesarettir, savrulmak ihanettir.
Sadegül
Sadegül , @sadegul1
15.8.2026 19:00:05
İyi akşamlar.
Savrulanlara ve dünü unutanlara karşı, halkın silinmez hafızasını haykıran çok güçlü bir şiirle,
dile getirmişsiniz.
Emeğinize, duruşunza saygıyla.
Ke
Kendi Halinde, @kendihalinde
15.8.2026 18:48:33
5 puan verdi
Öyle önemli bir noktaya değinmişsiniz ki, kimin kim olduğunu bilmediğimiz bu günlerde inancımıza, hafızamıza gğvenmekten başka bir şey kalmadı elimizde. Kutluyorum, saygılar sunuyorum.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL