25
Yorum
28
Beğeni
5,0
Puan
228
Okunma

Sahi, hangi ara mülkiyetiniz oldu bu gökyüzü?
Ben ki kuantum sıçramalarında ararken ruhumun dengesini,
Sizin beton bloklarınızda, sahte unvanlarınızda daralıyorum.
Nuh’un tufanından kalma bir hırsla saldıran bu çağa inat,
Kendi çölüme çekilip sükûtu bileyen bir yabancıyım artık.
••••
Gözlerimin içine yerleşen bu karanlık dehlizlerde
Schopenhauer’ın bile çözemediği bir düğüm var;
Ben bu düğümü çözmeye değil, kesip atmaya geldim.
Arş şahidim olsun ki;
Yazgımın sınırlarını sizin sığ dünyanız çizemez.
••••
Siz rüzgârın önünde savrulan yapraklara acırken,
Ben fırtınanın tam kalbinde bir sancak gibi direniyorum.
Biiznillâh, bu zaman algısını da kırıp geçeceğim bir gün;
Ne bir takvim yaprağı bağlayabilir beni ne de daracık mekanlar.
Kelimelerim birer infial gibi dökülürken bu şehrin caddelerine,
Beni yok sayan modern asrın yakasına yapışıyor sessizliğim.
••••
Yılların ötesinden süzülüp gelen o kadim ses
Dağıtır zihnimdeki kalabalık pazar yerini.
Ne yalandan tebessümler kalır geriye ne de suretler,
Sadece ruhumun gök kubbede yankılanan o hür çığlığı.
Zincirlerini kırar inatla, zamansızlığın limanına demir atar.
••••
Gurbet dediğiniz şey insanın insana kul olduğu bu topraklarda başlar.
Dervişlerin hırkasındaki o ilk korkuyla soruyorum şimdi:
Gemilerin rotasını kaybettiği, yıldızların intihar ettiği bu boşlukta
Arafta kalmış bir bilinç, nasıl bulur kendi kutsal dengesini?
Sürgünlerin en ağırını kendi göğsümde taşırken ben,
Sizin o süslü tahtlarınız da, yeryüzü kontratlarınız da alacağı olsun.
••••
Tükendi sandığınız o köz, bir yangına gebedir şimdi,
Küllerinden doğmayı bekler uykusuz ve kin tutmayan bir nefer.
Hangi duvar örebilir ki sınırları sınırsızlığa inanan bir kalbe?
Göklerin ebedi mülkiyetine mühürlenmiştir bu gidiş;
Ardımda bir avuç enkaz, önümde sonsuz bir lâmekân.
••••
Yorulmadım Allah’ım, sadece sığamıyorum bu dünyaya.
Beni son anda kabul edilmiş bir misafir gibi eğreti tutan bu düzenden,
Vedaları birer birer göğsüme damıtarak uzaklaşıyorum.
Sen fısılda da bitsin ruhumun bu mekânsız sancısı;
Mülkünde bu yitik kulun için de açılacak bir kapı var mıdır?
Cemre yaman
5.0
100% (21)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.