(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Andırın Kültür Havzası Şiir Anlama ve Dinleme Merkezi
Yalakalık, Fırıldaklık ve Nabza Göre Şerbet Kliniği
Kalburabastî Efendi Hazretleri meşhur fötr şapkası, uzun cübbesi ve bastonuyla salona girdi. Cübbesinin cebinden bir şişe şerbet çıkarıp masaya koydu ve Sayın Melahat Çetinkaya’nın Zübükler adlı şiirini okuyacağız, dedi. Nabza göre şerbet verip içerler diye başladı; ayıya dayı diyenler, tek ayakta kırk yalan söyleyenler, ağaların sağında beylerin solunda mevzilenenler, mikrofonu kaptırmayanlar derken okumayı bitirdi. Şişeyi tekrar cebine koydu. Şerbeti kaldırıyorum. Bunların nabzına göre verirsek hastanenin şeker stoğu yetmez. Ayrıca ayıya dayı diye diye memlekette ayıların akraba nüfusu insan nüfusunu geçti.
Âşık Mahzuni Şerif Köşesi’nden Haceli Dayı bıyığını sıvazladı. Melahat Hanım zübüğü tarif etmiş ama adres vermemiş. Zaten gerek de yok; şiiri yüksek sesle okuyunca üzerine alınan dönüp bakıyor. Tek ayak üstünde kırk yalan söylermiş. Ben iki ayak üstünde doğruyu söylerken zorlanıyorum, adam tek ayakla kırk tane çıkarıyorsa bu yalancılık değil profesyonel spor dalıdır. Olimpiyatlara gönderelim; hiç değilse memlekete madalya getirir. Yalnız doping kontrolünde vicdan aramayın, şiirde açıkça yazıyor, cebinde taşıyormuş.
Beşbucaklı Hacı Ahmet Ağa Köşesi’nden Berber Hakkı tarağını masaya bıraktı. Ben Hile hurda bileziği kolunda dizesini sevdim. Zübüğün ziynet eşyası bile karakterine uygun. Altın taksan taşımaz, hile hurda takacaksın. Bir de Her devrin adamı diyor ya, işte asıl marifet orada. İktidar değişir, tabela değişir, makam değişir, bizimkinin yalnız kravatının yönü değişir. Sabah eski ağanın sağındadır, öğleyin yeni beyin solunda, akşama da Ben zaten başından beri buradaydım der. Pusulaya koysan kuzeyi göstermez, makamı gösterir.
Ozan Duranoğlu Köşesi’nden Emine Nine ellerini dizlerine vurdu. Kraldan çok kralcıdır demiş Melahat kızım. Bunların kralı tatile çıksa kralcılığı nöbetçi bırakırlar. Kral Ben o kadarını demedim der, zübük Sen yorulma efendim, ben senin yerine fazlasını söyledim diye ortaya çıkar. Ziyafette çorbacıdır sözü de tam yerine oturmuş. Sofrada kaşığı herkesten önce daldırır, hesap gelince devlet meselesi konuşmaya başlar. Böyle adamla yemeğe gideceksen çorbayı peşin iç, hesabı görünce zübük zaten dış politikaya geçer.
Kalburabastî Efendi Hazretleri bastonunu yere vurup dosyayı kapattı. Zübükler, Türk mizah ve hiciv geleneğinin çok tanıdık bir insan tipini halk şiirinin açık, doğrudan ve kolay hatırlanan diliyle yeniden kuruyor. Şiirin başarısı yalnız zübüğe kızmasında değil; onu davranışlarıyla teşhir etmesinde. Nabza göre şerbet vermek, ayıya dayı demek, tek ayakta kırk yalan söylemek, hile hurda bileziği takmak, ziyafette çorbacı olmak ve kraldan çok kralcı kesilmek aynı karakterin farklı fotoğrafları. Tekrarlanan zübükler ayağı da hicvi çivi gibi yerine çakıyor. Kalburabastî teşhisi kesindir: Bu hastalığın aşısı bulunamamıştır; çünkü aşıyı bulan bilim insanını önce överler, sonra yanına sokulurlar, ardından projeye ortak olup en sonunda Aşıyı zaten biz buldurduk derler. Tedavide tek çare mesafedir. Zübükle aranıza iki metre koymak yetmez; mümkünse bir dağ, iki dere, üç seçim dönemi koyunuz. Çünkü bukalemun hiç değilse renk değiştirirken utanmaz; zübük renk değiştirdiğini inkâr edip sizin gözünüzün bozuk olduğunu söyler. Melahat Çetinkaya’nın taşı da tam buraya değmiş. Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR – Delibal
Kutlarım değerli kalemi ve eserini Güzeldi eser her zaman ki tat ve deminde Biz de okuduk ve kutladık yürekten Nice güzel şiirlerde buluşmak dileklerimle Sonsuzluğun sahibine emanet olasın, sağlıcakla kalasın
Toplumsal eleştiriyi güçlü bir taşlama diliyle ustalıkla işlemişsiniz. Her dörtlükte menfaat, yalakalık ve ikiyüzlülüğün farklı yüzleri çarpıcı bir şekilde ortaya konmuş. Akıcı kafiye düzeni ve yerinde göndermeleriyle düşündüren, tebessüm ettirirken sorgulatan başarılı bir çalışma olmuş. Kaleminiz daim olsun. Saygı ve selamlarımla.
Aziz Nesin’in ölümsüzleştirdiği, Türk edebiyatında ve toplumsal eleştiride "düzenbaz, çıkar ortamına göre şekil alan yeteneksiz tipolojisini simgeleyen Zübük karakterini son derece güçlü, ritmik ve iğneleyici bir dille hicvetmişsiniz.
Nabza göre şerbet vermek”, “Ayıya dayı demek”, “Tek ayak üstünde kırk yalan söylemek” ve “Kraldan çok kralcı olmak” gibi kalıplar halk şiiri ve hiciv geleneğine çok iyi yedirilmiş.
Vicdanı cebinde gezer bu beyler", "Hile hurda bileziği kolunda" ve "Yolsuzluğun kırbacıdır zübükler" dizeleri toplumsal eleştirinin dozunu oldukça yukarı taşıyor.
Halk edebiyatındaki Taşlama (Hicviye) geleneğini günümüz sosyal eleştirisiyle buluşturan son derece başarılı bir çalışma olmuş.
Çıkarı için kılıktan kılığa giren ikiyüzlü tipleri ve her devrin yalakalarını hedef alan; toplumsal eleştirisini son derece sert, mizahi ve net bir dille dile getiren etkileyici bir taşlama.
Öncelikle Kemal subayla Allah tan rahmet dilerim mekanı cennet olsun nur içinde yatsın inşaallah Çalışmanıza gelince her zamanki tadı kutlarım emeğinizi kaleminiz daim olsun selamlar saygılar gönderdim hayırlı sabahlar dilerim değerli kalem
Rahmetli Kemal Sunal'ı çok severim.Filimleri güldürürken düşündüren bence yeri doldurulamaz ölümsüz eserler.Zübük filmi mesajıyla zaten bir baş yapıt.Şiiriniz de zübük gibi omurgası olmayan insanları harika anlatmış.Tebrik ederim şairem.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.