16
Yorum
25
Beğeni
5,0
Puan
154
Okunma

Ey hüsnüyle âlemi mesrûr eden o can,
Sensiz bu kara bahtıma ağlar bütün zaman.
Yoluna baş koydum, kulun olmadım yine de,
Bir kez yüzün görmezse feda olsun bu canım.
Gözüm nuru, gönlümün tahtı, ey gül-izârım,
Sensiz bu viranede boynu bükük kalanım.
Nergis gözlerin seyreylerken bu deli gönül,
Hasretinden dağlandı bağrım, bitap oldu ömür.
Yaktı kül eyledi aşkın nârı beni, Hasretinden zâr eder bu bî-çâre gönül.
Hâlimi bir sen bilirsin ey şâh-ı cihânım,
Sensiz bu dünyada garip gezenim.
Zülfünün amber kokusu sardı dört bir yanımı,
Yoluna feda eylerim bu tatlı canımı.
Kaddine meftûn olanlar bulur mu çare,
Kaşlarının yayından yedi bu sinem oku.
Ey kaşı kemanım, bir nazar kıl bu cana,
Sensiz ziyân oldu gençliğim, söndü ferim.
Gülşen-i hüsnünde salınır mürg-i dil-zâr,
Bülbül misâli âh edip ağlar gece seher.
Kapındır tek sığınağım ey şâh-ı hûbân,
Unutma bu âşık-ı nâlânı ey yâr.
Bâde-i aşkınla mest olup düşmüşüm yola,
Sensiz bu dünyada var mıdır bir çâre?
Rûzgârın hîlesinden kan ağlar gözlerim,
Sensiz bu gurbet elinde hep seni özlerim.
Gamzen okunu attı, deldi bu sinemi, Yollarına baka baka tükendi dizlerim.
Ey tabîb-i cân u dil, kıl derdime deva,
Sensiz bu dertli gönlümü kimler eyler ferah?
Güneş gibi doğdun bu karanlık ömrüme,
Unutma ki ahdimiz yazılıdır gönlüme.
Kanlı yaşım deryâ oldu, bulmaz mı merhem,
Kimseler inanmaz benim bu derin derdime.
Bir katre gözyaşıdır etrafta bıraktığım,
Ey şâh-ı mâh-ı tâbân, karşındadır bu can.
Gül bahçesinde açar mı bilmem bu gönül,
Diken batar bağrıma, ağlar o bülbül.
Zülfünün her teline bağlandı bu hayâl,
Sensiz bu viran bağda soluyor o gül.
Bir nefes uzak kalma benden ey gül-izâr,
Kıl inâyet, bu sevda bize yeter sanırım.
Şem‘-i rûyunla aydınlandı bu kâşânemiz,
Pervane misâli yandı bu zaviyemiz. Müjganın hançeri vurur sineme derinden,
Kim görür bu cefâ ile yanan divânemiz?
Sâkî sun o kevser misâli güzel bâdeyi,
Doldursun meyhâneyi feryâd ile nâlemiz.
Hatt u hâlinden göründü bu gizli esrâr,
Yandı bu yüreğimiz, kaldı mı bir karar?
Aşkının zincirine vuruldu bu akıl, Gülmez yüzüme bu devran, eyler mi zarar?
Lütfet de sevindir bu gam-dîde canı,
Pâdişâhım, bu meydanda duyulsun âvâzım.
Zîb ü zînet istemez bu garip hânümân,
Yollarında perişan oldu bu tende can.
Serv-i kaddinden ırak derman bulur mu yara,
Gözyaşım sel olup taşıyor bî-kerân.
Eyleme bî-gâne ey şâh-ı hûbân bu canı,
Sevdadır ezelden beri buraya mekân.
Aklım gitti başımdan bu gamlı rûzgârda,
Sensiz neyleyim, kalmadı sabr u karar da.
Bülbül gibi inler bu divâne haste-dil, Firkatinle yaş döker gece gündüz zârda.
Bir kez yüzünü görsem ey mâh-ı tâbânım,
Sensiz bu gurbet elde söndü son figânım.
Ah u zâr eyledi ömrü, yıkıldı bu hânümân,
Söndü pervane misâli, kül oldu bu ten.
Bozguna uğradı nâr-ı sevdam, tükendi zaman…
Cemre yaman
5.0
100% (19)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.