0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
26
Okunma
Bir yaprak dökümü ömrümün bağı,
Gönlüme kar yağdı, erimez dağı.
Geçti gençliğimin en güzel çağı,
Giden günlerin ardından yaralıyım.
Gözümde tüterken o eski günler,
Sessizce silindi gitti izler.
Artık ne bir teselli, ne ümit bekler,
Kendi gölgemden bile yaralıyım.
Yaralıyım, dertliyim, sorma halimi,
Kader vurdu bana en son sillemi.
Kurudu ömrümün gonca gülleri,
Solan ümitlerimden yaralıyım.
Yollara bakmaktan yoruldu gözüm,
Suskun dilimde yarım bir sözüm.
İçimde sönmeyen gizli bir közüm,
Bitmeyen bu hasretten yaralıyım.
Ne bir soranım var, ne kapım çalan,
Meğer şu dünyada her şeymiş yalan.
Bir kırık saz kaldı maziden kalan,
Her telin sesinden yaralıyım.
Akşamın rengi çökerken şehre,
Kırık bir tebessüm yüzümde çehre.
Deryalar sığmazken şu küçük nehre,
Taşan gözyaşlarım dan yaralıyım.
Zamanın eli hep benden yana dar,
Gönlümün sarayında amansız bir kar.
Ne bir sığınacak sıcak liman var,
Yersiz yurtsuz kalmaktan yaralıyım.
Yaralıyım, dertliyim, sorma halimi,
Kader vurdu bana en son sillemi.
Kurudu ömrümün gonca gülleri,
Solan ümitlerimden yaralıyım.
Adını anarsam sızlar bu yara,
Feryadım ulaştı gökteki yâra.
Ömrümü harcadım bir hiç uğruna,
Kaderin bu oyunundan yaralıyım.
Artık ne bir sitem, ne bir feryat var,
İçimde sessizce susan bir kalp var.
Bu dertli ömrüme ölüm lütuf yar,
Gelmeyen o ecel den yaralıyım...
Ufuk Güney
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.