0
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
45
Okunma
Bazen kırık bir aynanın en kuytu sırrında
Bazen eski bir kentin sönmüş bir bağrında
Yitiyor muyum yoksa buluyor muyum
Ben sanırım bunu da bilmiyorum
Fırtınanın savurduğu yorgun bir yaprak mı?
Yoksa yağmura hasret, kuruyan toprak mı?
Kilitli kapıların ardındaki hangi odadasın?
Ben sanırım bunu da bilmiyorum
Paslı bir çivinin sızlattığı duvar mı
Ya da kurumuş bir kuyudaki sessiz çığlık mı
Yoksa hepsi art arda dizilmiş bir yalan mı
Ben sanırım bunu da bilmiyorum
Arsız bir dalganın zımparaladığı bir taş mı
Yoksa tenden akan tuzlu bir yaş mı
Kat kat bezlere sarılı hangi sandıktasın
Ben sanırım bunu da bilmiyorum
Kıştan kalma bir dağın o puslu yamacı
Ya da bir bakırcının kalayı
Sırra erdim sanıp o ateşlere kanıyorum,
Ben sanırım bunu da bilmiyorum.
Bir tespih ipinden dağılan tanelerde mi?
Ya da bir değirmenin dönen taşında mı?
Ulaştım sanıyorum ama geride kalıyorum
Ben sanırım bunu da bilmiyorum
Namludan fırlayan o sıcak kurşunda mı?
Ya da pusuda bekleyen bir gecenin koynunda mı?
Her kafadan bir ses çıkıyor, yolum mu bulanıyor?
Ben sanırım bunu da bilmiyorum
Bir eski kitabın sararmış o ilk sayfasında mı?
Yoksa bir trenin ardında bıraktığı o dumanlı yolda mı?
Bekliyor muyum, yoksa çoktan geçip gittim mi?
Ben sanırım bunu da bilmiyorum.
Bir dervişin hırkasındaki o yamalı kumaş mı?
Yoksa sabırla beklenen o beyhude savaş mı?
Hangi nehrin yatağında kayboldu gençliğim?
Ben sanırım bunu da bilmiyorum.
Bir sokak lambasının titreyen o cılız ışığında mı?
Yoksa bir yetimin o yarım kalmış uykusunda mı?
Herkes bir menzil seçmiş, ben hep bu eşikteyim;
Sanırım ben bunu da bilmiyorum...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.