0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
39
Okunma
Çocukken ağladığım o mağrur dağlara,
Yıllar sonra tek başıma, yine döndüm geldim.
Gözyaşımı saklayan o eski yollara,
Ömrümden bir parçayı daha verdim.
Küçükken elime batan o acı dikenleri,
Bu kez kalbimin derininden söküp attım.
Hafızamda sızlayan o eski günleri,
Bu dağların rüzgârına katıp uğurladım.
Nerde o karaman koyunları,
Niye uzun böyle bu meranın otları?
Neden böyle sessiz her bir yanı,
Nereye saklandı bu dağın çobanları?
Ne bir kaval sesi gelir uzaktan,
Ne bir gölge geçer şimdi yamaçtan.
Zaman mı kopardı bizi bu aşktan,
Ömür mü tüketti bu sevdaları?
Kurumuş pınarlar, yollar sahipsiz,
O eski neşeden kalmışız izsiz.
Dağlar sükut etmiş, dağlar çaresiz,
Rüzgar mı savurdu o dost canları?
O çocuk bendim, dağlar aynı dağ,
Aramızda zaman, çözülmez bir bağ.
Dönüp de bakınca dünkü sızıma,
Büyümek düşmüş benim payıma.
Yollar yine sessiz, yollar yine dar,
Geçmişin yükü omzumdan kayar.
Şimdi o çocukla el ele verdim,
Ben o dağlarda kendimi buldum da geldim.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.