0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
14
Okunma
Ben ve gece dostuz...
Tesadüfen buluşmayız,
Sanki aynı maddeden yaratılmışız da
Her gün batımında adlarımız değişir.
Ben geceyi beklemem,
O, biraz kırıldığım vakti bilir,
Biraz ışıktan eksik,
Biraz sorudan fazla göründüğüm anı.
Adımsız gelir,
Sanki bedenim unutulduğunda gölgem olur,
Sanki hatıra,
Hatırlamaktan yorulduğunda.
Ben bir kızım...
Bilirim ki ışık, insanı iyileştirmeye yetmez,
Ve karanlıkta bazen
Güneşin vermediği bir sıcaklık vardır.
Bu yüzden...
Geceye kapımı açarım,
Kalbini itirafa açar gibi,
Onunla otururum-iki dost gibi,
Sessizlikten korkmayan,
Onu bir dile dönüştüren.
Gece bana neden hüzünlendiğimi sormaz,
Neden hiçbir zaman bütünüyle bana ait olmayan şeyleri
kaybettiğimi de...
Sadece elini omzuma koyar,
Sanki şöyle der:
"Ben biliyorum."
Ve o cümlede
Bütün sorular düşer.
Ben ve gece dostuz...
Zamanı gündüzün bilmediği bir şekilde ölçeriz,
Hayal kırıklıklarını yıldızlar gibi sayar,
Düşlerimizi bulutların kenarına asarız
Kolayca düşmesinler diye.
Bazen güleriz...
Kimsenin duymadığı bir gülüşle,
Ama o gülüş
Sessizliği sarsar-
Hâlâ hayatta olduğumuzun kanıtı gibi.
Ben bir kızım...
İçimde gündüz ağırlaştıkça
Geceye kaçarım.
Daha şefkatli olduğu için değil,
Kimseye benzemediği için;
Açıklama istemez,
Hakikate tek bir yüz dayatmaz.
Geceleyin...
Kendimden daha fazlası,
Korkumdan daha azı olurum.
Geceyle otururum,
Eski bir aynayla oturur gibi;
Yüzümü olduğu gibi yansıtmaz,
Ama olabileceği hâli gösterir...
Eğer başka yolu seçseydim,
Eğer içimde bazı kapıları söndürmeseydim.
Ben ve gece dostuz,
Küçük şeylerde ayrılırız,
Ama bir konuda anlaşırız:
İnsan yalnız ışıkta anlaşılmaz,
Işığın ardında bıraktığı boşluklarda da anlaşılır.
Bazen onu duyarım:
"Sen üzgün değilsin, anılarla dolusun.
Bazen de ben derim:
"Sen karanlık değilsin...
Sadece kapsayışın başka bir hâlisin."
Sonra susarız,
Sanki söz, bir kez söylenmek için yaratılmış
Ve sonra yerini sessizliğe bırakır.
Ben bir kızım...
Geceden öğrenirim:
Fazla açık olmamayı,
Ruhumda bir pencere bırakmayı belirsizliğe,
Dünya beni tek bir tanımın içine kapatmasın diye.
Ondan öğrenirim ki kalp
Aydınlık bir oda değil,
Özlem her uğradığında
Adları değişen bir şehirdir.
Gece bilir ki kolay uyumam,
Çünkü düşünceler içimde
Göç etmeyi bilmeyen kuşlar gibi konar.
O da benimle sakinleşir,
Üzerime sessizlikten bir örtü serer-
Dünyayı gizlemez,
Ama hafifletir.
Ben ve gece dostuz,
Birbirimizi kâğıtsız yazarız,
Pişmanlıksız sileriz,
Ve son hikâyeyi anlatma görevini
Karanlığa bırakırız.
Ve şafak geldiğinde...
Kavga etmeyiz,
Sadece hiçbir şey olmamış gibi davranırız-
Gerçek sırrın
Söylenmediğini bilen iki dost gibi...
Yaşanır,
Sonra sessizce unutulur.
Silva bozan ✍🏻
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.