Savaş, bir para israfıdır... hayatın kazançlarını silip süpürür. eugene o’neill
Silvabozan
Silvabozan

Sanki Sen Bendin

Yorum

Sanki Sen Bendin

( 2 kişi )

1

Yorum

5

Beğeni

5,0

Puan

59

Okunma

Sanki Sen Bendin

Sanki benimleydin...
Bir hatıra gibi değil,
Ruhumun başka bir derisi gibi,
Gizli bir isim gibi-
Ağzımda sakladığım,
Söylemeye korktuğum;
Dünya daralır diye.



Sanki oradaydın...
Kendime takıldığım anlarda,
Kalbimi yollardan toplarken
Kalabalıkta oyuncağını kaybetmiş
Bir çocuk gibi;
Sen geldin,
Kırıklarımı ışıktan bir iplikle topladın
Ve dedin ki:
"Kalk... ben buradayım."


Eski yaralarımın arasında dolaşırdın,
Onları bilirdin-
Bir annenin çocuklarının adını bildiği gibi;
Üzerlerine dokunurdun,
Acı olmaktan utanır
Ve erirlerdi...
Sanki acı
Sadece senin ellerinde erimek için yaratılmıştı.



Gündüzü dökerdin acıma,
Sıradan bir gün gibi değil,
Gecikmiş bir bahar gibi;
Beni yarı yolda bırakan
Bütün mevsimler adına özür dileyen.
Ben de gülümserdim...
Ve inanırdım
Kalbimin hâlâ sevmeye elverişli olduğuna.



Elin dudaklarımda kalırdı...
Engellemek için değil,
Beni tercüme etmek için;
Benim yerime şöyle demek için:
"Bu bir kız...
Sessizlikten yorulmuş,
Bu yüzden seninle konuşmaya gelmiş."



Sanki sen,
Hiç gelmemiş barıştın-
Ama
Hayatımdan geçtiğinde
Göğsümde küçük bir ateşkes bıraktın;
Bana yeterdi
Kalan ömrümü onunla geçirmek.



Sanki gerçek sendin,
Benden geçen herkes
Işığın rolünü becerememiş bir gölgeydi;
Kalpleri
Kapalı pencerelerdi,
Ve yalnız sen
Bir kapıydın.



Ben...
Dokunuştan sakınmayı öğrenmişken,
Nasıl inandım ellerine?
Kalbimi nasıl koydum
Parmaklarının arasına
Titremeden?



Ben...
Boğulmaktan korkarken,
Nasıl bir denize dönüştüm
Adımı çağırdığında?




Gözlerimde
İlk hayrettin,
Sesimde
Utanmayan bir titreme,
Kalbimde
Söylenmeyen bir hakikattin...
Yaşanan.



Ellerin...
Dünyaya kapattığım kapımın
Tek vuruşuydu;
Ve dokunuşun
Uzun bir kaostan sonra
Ruhumu yeniden düzenlerdi.



Ey sen...
En güzel olduğumda bana benzeyen,
Ağladığımda gözyaşsız yine bana benzeyen kadın
Nasıl buldun yolunu bana
Bunca kayboluşun içinde?
Nasıl sevdirdin beni bana,
Beni sevdiğin için?



Sanki benimleydin...
Ve hâlâ öylesin-
Göğsümde uyuyan bir sır gibi,
Açığa vurmak istemediğim;
Bir şarkı gibi,
Bittiğinde yeniden başlayan.



Sanki sen...
Benim-
Sonunda bulduğum,
Beni incitmeyen bir kopyamdın.



Ve ne zaman
"Sen yoksun" demeye kalksam...
Seni bulurum,
Beni içimden yazarken
Ve fısıldarken:
"Ben buradayım...
Senin içinde,
Ve hiçbir yere
İhtiyacım yok."





Silva bozan ✍🏻

Paylaş:
5 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Sanki sen bendin Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Sanki sen bendin şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Sanki Sen Bendin şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
4.8.2026 02:12:14
5 puan verdi
Bu, derin bir şefkat, iyileşme ve ruhsal bir aynalık hissiyatıyla dokunulmuş, olağanüstü güzellikte ve kırılgan bir şiir.
​Dışarıdan gelen bir aşkın ötesinde, insanın kendi içindeki yaralarla barışmasını, "diğer yarısını" ya da belki de kendi öz ruhunu bulmasını anlatan çok katmanlı bir metin

​"Sen geldin,
Kırıklarımı ışıktan bir iplikle topladın"

​Japonların kırık seramikleri altınla birleştirip onlara daha büyük bir değer katma sanatı olan Kintsugi gibi... Şiirdeki varlık, yaraları yok etmiyor; onları ışıkla dikerek, kırıkların kendisini bir güzelliğe dönüştürüyor.

Yaraların geçmesi için unutulmaya değil, sadece şefkatle görülmeye ihtiyacı vardır. Bir annenin evladının adını bilmesi gibi yaraların adını bilen bir anlayış, acının sertliğini kırıp onu eritiyor.
​3. Tercüme Edilen Sessizlik
​"Elin dudaklarımda kalırdı...
Engellemek için değil,
Beni tercüme etmek için;"
​Bazen kelimeler yetmez ve insan kendisini anlatmaktan yorulur. Şiirdeki o dokunuş bir susturma değil; konuşamayan ruhun tercümanı olma inceliğini taşıyor.
​4. Ayna ve Öz Sevgi
​"Nasıl sevdirdin beni bana,
Beni sevdiğin için?"
​Şiirin belki de en vurucu noktası burası. Gerçek bir bağ, sadece karşıdakini sevdirmekle kalmaz; insanın kendisiyle barışmasını, kendini sevmeyi öğrenmesini sağlar. O varlık, insanın incitmeyen, kendini bulduğu bir kopyası haline gelir.
​5. İçselleşen Varlık
​"Ben buradayım...
Senin içinde,
Ve hiçbir yere
İhtiyacım yok."
​Şiir "Sen yoksun" deme ihtimalini, o varlığın artık dışarıda bir yerde değil, doğrudan yazan kişinin içinde bir fısıltıya dönüşmesiyle kapatıyor. Artık mekândan ve zamandan bağımsız bir "iç varlığa" dönüşmüş bir bağ bu.
​Kalemine, yüreğine sağlık. "Gecikmiş bir bahar gibi" hissettiren, okuyanın da kendi içindeki sessizliklere dokunan çok duru, samimi ve sarsıcı bir anlatı.
TEBRİKLER

YEŞİLIRMAK tarafından 4.8.2026 02:17:01 zamanında düzenlenmiştir.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL