Gelip balkonda durmuştun Köşeye yuva kurmuştun Pervasızca oturmuştun Çok kırıldım kumru sana
Her gün birkaç dal toplayıp Gurka yattın yumurtlayıp Vedasız ayrılmak ayıp Çok kırıldım kumru sana
Sen yatarken iki hafta Ses etmedik biz etrafta Yüzün kaldı fotoğrafta Çok kırıldım kumru sana
Sırayla nöbet tutardık Yesin diye yem atardık Biz de seninle yatardık Çok kırıldım kumru sana
Hep sizi seyre dalardım Bazen balkonu sulardım Taman size saz çalardım Çok kırıldım kumru sana
Bir gün iki yavrun oldu Bizim eve neşe doldu Şimdi yuvan ıssız kaldı Çok kırıldım kumru sana
Eşin gelince seslendi Yavrular yedi beslendi Gittin yuvanız paslandı Çok kırıldım kumru sana
Yavruların daha körpe Yatarlarken sere serpe Gittin kanat çırpa çırpa Çok kırıldım kumru sana
Git diye kim akıl verdi Mülkî’ye bıraktın derdi Kira isteyen mi vardı Çok kırıldım kumru sana
Aslan AVŞARBEY (Mülkî) 05.07.2026-Kocaeli
Balkonumuza yuva kurup iki yavru büyüttükten sonra habersizce giden vefasız kumrulara sitemimdir.
Paylaş:
6 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Andırın Kültür Havzası Şiir Anlama ve Dinleme Merkezi
Kuş Dili, Balkon Hukuku ve Gönül Sitemi Salonu
Bugün salonumuzda Sayın Aslan AVŞARBEY (Mülkî)'nin Kumruya Sitem adlı şiiri okunuyor.
Kalburabastî Efendi bugün salona omzunda boş bir kuş kafesi, elinde de "Kira Sözleşmesi" yazılı bir dosyayla girdi. Dosyayı kürsüye koydu.
— Evlatlar... Bugünkü davamız biraz karışık... Davacı: Mülkî Bey... Davalı: İki kumru... Suçlama: Balkonu izinsiz işgal edip kira vermeden taşınmak! Vallahi bizim salonda kuşlar bile emlak hukukuna karıştı!
Salon daha ilk cümleden kahkahaya boğuldu.
Karacaoğlan Köşesi'nden Sarı Mehmet elini kaldırdı: — Kumrular çok akıllı kuşmuş. Ne kira vermişler, ne aidat ödemişler, ne de taşınırken boya badana yapmışlar. Üstelik anahtarı da bırakmadan uçmuş gitmişler!
Salon gülmekten kırıldı.
Âşık Feymani Köşesi'nden Sultan Bacı gülümseyerek konuştu: — Evladım, sen onlara yem vermişsin, su vermişsin, huzur vermişsin... Bir de veda bekliyorsun. Kumru bunlar, WhatsApp kullanmıyor ki "Hakkını helâl et." yazsınlar!
Alkışlar yükseldi.
Ozan Avanoğlu Köşesi'nden Topal Bekir bastonunu salladı: — Ben olsam balkonun girişine tabela asardım: "Kuş Apartmanı... İlk iki hafta ücretsiz, sonra bir avuç buğday kira!" Bak o zaman kim erkenden taşınıyor!
Salon kahkahalarla çınladı.
Hasibe Hatun Köşesi'nden Kezban Teyze mendilini düzeltti: — Şair "Yuvan ıssız kaldı." diyor ya... Evladım, sen o kadar bağlanmışsın ki, biraz daha kalsalar nüfus müdürlüğüne gidip kumruları aile kütüğüne yazdıracakmışsın!
Salon alkıştan inledi.
Âşık Diyari Köşesi'nden Deli Osman ayağa kalktı: — Ben kumruların avukatı olarak konuşuyorum! Müvekkillerim diyor ki: "Biz çocukları uçurduk, görevimizi yaptık. Ama Mülkî Bey her gün balkona çıkıp bizi sayınca utandık, mahremiyetimiz kalmadı!" Bir de not bırakmışlar: "Seneye aynı balkon boşsa rezervasyonumuz devam ediyor."
Salon kahkahadan kırıldı, alkışlar peş peşe geldi.
Kalburabastî Efendi dosyayı kapattı, kuş kafesinin kapağını açık bıraktı.
— Evlatlar... Sevgi bazen bir kumrunun birkaç hafta misafir olmasıyla bile insanın yüreğinde ömürlük iz bırakıyor. Demek ki mesele ne kadar kaldığı değil, gönülde ne kadar yer ettiğiymiş.
Aslan AVŞARBEY (Mülkî), günlük hayatın sıradan gibi görünen bir olayını samimi bir mizah ve içten bir sitemle şiire dönüştürmüş. Tekrarlanan "Çok kırıldım kumru sana" dizesi, her kıtada hem tebessüm ettiriyor hem de duyguyu diri tutuyor. Şiirin başarısı, okuyucunun kendisini balkonun bir köşesinde kumruları izlerken bulabilmesinde yatıyor. Son kıtadaki "Kira isteyen mi vardı?" sorusu ise eserin en güçlü nüktelerinden biri. Halk şiirinin sıcak diliyle yazılmış; mizahı, sevgiyi ve vefayı aynı yuvada buluşturan, yüzlerde gülümseme bırakan başarılı bir çalışma.
Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Nam-ı Diğer Delibal
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.