0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
32
Okunma
Düşmelerim olur bazen;
döşüme mıhlayarak acıları.
Sokaklar yılgın benden,
kırık kalpler durağındaki bekleyişlerimden.
Büyük hayal kırıklıkları
tarifi acı olan duyguların kesişmelerinden.
Gün ayan, mavi gökte
hükmünü rüzgâra bağlamış bulutlar
İsmi lâzım değil soyadı ayrılık yaşam.
Son vedayı Kader diye dolamış boynuma
Ey hayat avutarak getiriyorsun beni oyununa.
İçimde, sevgiye doymayan bir çocuğun iç çekişleri
Sen daha büyümedin mi çocuk!
Bırakamıyorsun elinden çoktan kırılmış oyuncakları
İrdeleme artık mazinin yaktığı siyah beyaz fotoğrafları.
Yaz ortası zaman, çekirge sürüleri katlediliyor çayirlarda bağlarda.
Ey acımasız dünya!
Ey bilinmeyeni gizleyen koca Evren.
Karıncayı çekirgeye, çekirgeyi kuşa yedirerek mi dönecek bu devran.
Alnımızda zaman çizgisi, dilde ğecmişin ezgisi,
Gözlerimize sığdırmak istediğimiz dünya
Avuturen alıyorsun her canı.
Her yürekte bir ukde, yaşam adına umuda bağlayarak sol yanda yaşam denilen heyecanı.
Bazen kibir denilen irin akıyor dilden.
Gözlerde riyalı bakışlar nasılda ayrılıyor sevgiden.
Oysa ormanlar büyüttük güya sevgi adına çocukça.
Sonra da sevginin nefrete dönüşümü yürekte
Burkuldukça ağladıkça.
Selamı sabahı kessem diyorum.
Sessizliğe boğulsam bir köşede.
Bir çoban yalnızlığı olsa diyorum dağ yamacında
Ulaşılamayan Kardelene methiyeler düzsem
Karlar içinde sevgiye muhtaç boynum eğri.
Duygulara acı karışırken
Güceniyor yürekte sevgi
Umutsuz bir vakıayım
bülbüller bile avutamıyor baharda.
Sevmekten vazgeçmiyor insan, bilmem ki öyle mi yoğruldu her canın mayası.
Sevgiye ait ne varsa hissediyorum
Sabah yelinin sineme vurduğu seherde.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.