1
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
69
Okunma

Aşk, insanların kendi yalnızlığından kaçmak güdüleriyle başlayan büyük bir yanılsamadır. Fedakarlığı bir ticaret, sevgiyi bir illüzyon olarak görenlerin; kendi yarattığı puta tapıp, günün sonunda o putun altında ezilenlerin hikayesi. Okuyacağınız dizeler canınızı yakabilir, çünkü içinde hiçbir yalanı barındırmaz.
Aşk dedikleri o süslü, o kutsal yalan,
Aslında insanın kendine kurduğu tuzaktır.
Kimse bir başkasını sevmez bu dünyada,
Herkes sadece kendi uçurumundan kaçmaktadır.
Birini sevmek, onu yüceltmek değildir asla,
Kendi karanlığını onun gözünde aklamaktır.
Karşındakinin ruhunu bir ayna yapıp,
Orada kaybolan kendi yüzüne tapmaktır.
Fedakarlık, adı konmamış bir ticarettir,
"Ben yandım, sen de beni kurtar" borcu.
İki göğsün yaslanması değildir aşk,
Bir hayatta kalma savaşı, bir egonun kurgusu.
Kavuşunca biten, uzaklaşınca büyüyen o büyü,
Elindekinden kaçıp, imkansıza tapma marazıdır.
Kimse kimsenin ömrüne ömür katmaz azizim,
Bu, insanın kendi eliyle kendi boynuna ipi dolamasıdır.
Bir yalandır "senden öncesi yoktu" cümlesi,
Geçmişin intikamını yeni bir tenden almaktır niyet.
Kimse kimseyi olduğu gibi kabul etmez;
Aşk, insanı kendi kalıbına uydurana dek süren bir cinayet.
Ve nihayet o hoyrat heves sığ kıyıya vurunca,
Anlarsın ki tapındığın o gölge koskoca bir hiçmiş.
Meğer bir başkasına can feda etmemişsin;
Gönül, sırf kendi boşluğuna kurban aramakta gecikmiş.
Tamer KARAKAŞ
23 Temmuz 2026 / Kastamonu
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.