1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
45
Okunma
Dostum,
neredesin şimdi?
Bak, yine geldim yanına.
Elimde iki kahve yok bugün.
Birini sana getiremedim,
çünkü toprağın altında
kahve soğur mu, bilmiyorum.
Eskiden bir masaya otururduk,
dünyayı önümüze koyardık.
Sen bir ucundan tutardın,
ben öteki ucundan.
Dünya ağırdı,
ama ikimiz kaldırırdık.
Şimdi dünya yine ağır dostum,
hem de çok ağır.
Ben tek başıma tutuyorum
bizim bıraktığımız yerden.
Hatırlıyor musun,
kahve soğurdu da
biz susmazdık?
Gece biterdi,
sözümüz bitmezdi.
Şimdi sana anlatacak
o kadar çok şeyim var ki…
Ama sen susuyorsun.
İlk defa bu kadar uzun susuyorsun dostum.
İlk defa sözümü kesmiyorsun.
İlk defa “Boş ver,” demiyorsun bana.
Bir avuç toprağın altında
nasıl yatıyorsun böyle?
Sen ki bir sandalyeye bile
uzun süre oturamazdın.
Sen ki her vedada dönüp
bir kere daha el sallardın.
Bu defa neden dönmedin?
Neden giderken
“Ben biraz erken kalkıyorum,” demedin?
Neden kahveni yarım,
sözünü yarım,
beni yarım bıraktın?
Bak dostum,
karşında yine ben varım.
Ama karşımda sen yoksun.
İnsanın bir dostu ölünce
yalnız bir insan ölmezmiş.
Bir sokak ölürmüş,
bir masa ölürmüş,
birlikte söylenen türküler,
yarım kalan kahkahalar ölürmüş.
Sen gidince
benim içimde de
bir şeyleri gömdüler buraya.
Şimdi herkes
“Zamanla geçer,” diyor.
Yalan söylüyorlar dostum.
Zaman geçiyor,
sen geçmiyorsun.
Her kahve kokusunda sen varsın.
Her boş sandalyede sen.
Kalabalık bir yerde biri gülse
başımı çeviriyorum.
Belki sensindir diye.
Değilsin.
İnsan bir ölünün sesini
bu kadar özler mi dostum?
Bir “Nasılsın?” kelimesine
bu kadar muhtaç kalır mı?
Ben kaldım.
Sen gittin.
Bütün mesele bu kadar kısa,
bütün acı bu kadar uzun.
Dostum,
şimdi toprağına dokunuyorum.
Soğuk.
Ellerin de böyle mi?
Gözlerin kapalı mı hâlâ?
Beni duysaydın
kalkar mıydın yerinden?
Kalkma.
Yoruldun, biliyorum.
Dünya seni çok yordu.
İnsanlar yordu.
Hayat yordu.
Şimdi uyu.
Ama bir gün
ben de gelirsem yanına,
yer aç bana.
İki sandalye koy gökyüzüne.
Kahveyi sen söyle.
Bu defa hesabı ben öderim.
Sen bana
orada neler olduğunu anlatırsın,
ben sana
sensiz burada hiçbir şey olmadığını.
Sonra susarız biraz.
Çünkü bazı dostluklarda
konuşmak gerekmez.
Yeter ki sen karşımda ol.
Yeter ki bir kez daha
“Dostum,” de bana.
Şimdi gidiyorum.
Ama sanma ki seni
bu taşın altında bırakıyorum.
Seni içimde götürüyorum.
Gülüşünü, sesini,
yarım kalan sözlerini…
Ve her kahvenin
ilk yudumunu kendim,
son yudumunu senin için içeceğim.
Rahat uyu dostum.
Ben seni unutmadım.
Unutmayacağım.
Çünkü bazı insanlar ölür,
bazıları yalnızca görünmez olur.
Sen görünmüyorsun şimdi.
Ama hâlâ
yanımda oturuyorsun.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.