2
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
53
Okunma
Bir çocuk ağlıyorsa dünyanın bir ucunda,
öteki ucunda ekmek eksiktir soframızdan.
Bir anne oğlunun yolunu bekliyorsa,
hepimizin kapısı biraz açıktır geceye.
İnsanlık,
yalnız kendi yarasına bez bağlamak değildir;
tanımadığın birinin kanını görünce
kendi canın yanıyorsa,
işte orada başlar.
Bir adam düşerse sokakta,
cebinde hangi dilin kimliği var diye sorma.
Elini uzat.
Çünkü toprağın altında
bütün diller susar,
bütün renkler aynı karanlığa karışır.
Biz
aynı göğün altında üşüyen insanlarız.
Kiminin evi taştan,
kiminin evi bir karton kutu,
ama hepimizin kalbi
bir sıcak sözle ısınır.
Bölüşelim ekmeği,
bölüşelim suyu,
bölüşelim içimizde büyüttüğümüz umudu.
Çünkü dünya,
bir kişinin doymasıyla güzelleşmez;
bir çocuğun yüzü güldüğünde
biraz daha döner.
Ve bir gün,
silahların pas tuttuğu,
sınırların haritalarda unutulduğu,
insanın insana yalnızca
“kardeşim” dediği bir sabah gelecek.
Belki biz görmeyeceğiz o sabahı,
ama yine de yürümek gerek.
Bir avuç iyiliği
yarının toprağına ekmek gerek.
Çünkü insanlık,
ölümsüz olmak değildir;
başkasının yüreğinde
iyi bir iz bırakıp gitmektir.
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.