0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
11
Okunma
Yâr dedim, dağlar sustu, pınarlar dile geldi,
Bir bakışın değdi bana, gönlüm güle dönüverdi.
Ben saz oldum, sen nefes; ben yol oldum, sen izim,
Aşkın ile dokununca çoğaldı sessiz sözüm.
Ay geceden nur devşirdi zülüfünün gölgesine,
Yıldızlar secde eyledi kirpiğinin ülkesine.
Bir tebessüm bıraktın da ömrümün kıyısına,
Kuruyan gönül bağım döndü bahar yaylasına.
Sen gülsün, ben bülbülüm,
Sen sır isen ben gönlüm.
Bir damla vuslat uğruna
Çağlayan oldu ömrüm.
Dudağın gül yaprağında sabah çiği saklıdır,
Nefesinde gül kokusu, gönlüm ona haklıdır.
Ellerini düşününce ürperir iç iklimim,
Adını her andığımda çoğalır sessiz ilmim.
Aşkı tenle sınırlamak, denizi avuca almak;
Biz gönlün dergâhında bir sır olup akmak.
Bir bakışın dokunuştur, bir susuşun vuslattır,
İki canın aynı anda attığı kalp, hakikattir.
Ben dervişim sevdanın, sen kandilin alevi,
Yandıkça kül olmadım, oldum gönlün talibi.
Ne zincir oldun bana, ne ben sana yük oldum,
Bir duanın iki sesi, aynı gökte tek yurt buldum.
Gel ey gönül sultanım,
Kırma gönül testimi.
Muhabbetin şarabından
Sun avuç avuç sevgini.
Ömür bir ince köprüdür, el ele geçelim yârim,
Kalbimizin kapısına huzuru seçelim yârim.
Ne dünya ayırsın bizi, ne zaman soldursun gülü,
Aşkımız Hakk’ın bahçesinde açan sonsuz bir sümbülü.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.