(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
İnsanlık tarihini kazananlar yazdı derler ya, ben buna inanmıyorum. İnsanlık tarihini en çok kargalar izledi. Çünkü hiçbir hükümdar bu kadar yüksekten bakamadı dünyaya.
Bir ağacın en üst dalında oturan bir karga, aşağıdaki kalabalığa uzun uzun baktı. Kravatlılar telaşla koşuyordu. Cübbeliler birbirine nutuk atıyordu. Şairler birbirlerine ölümsüz eser diyordu. Fenomenler beni izlemeyi unutmayın diye bağırıyordu. Herkes kendini Everest sanıyordu.
Karga kafasını eğdi. Sonra tabiatın en eski eleştiri yazısını bıraktı. Şıp... 😁 İnsanlık bir anda bütün unvanlarını unuttu.
Profesör de aynı refleksle başını sildi. Şair de. Patron da. Memur da. Fenomen de. Filozof da.
Demek ki bütün medeniyetimizin ortak dili, başımıza düşünce yüzümüzü buruşturduğumuz şeymiş.
İşte tam burada gülmeye başlıyor insan.
Biraz alkış görünce peygamber kesiliyoruz; üç beğeni alınca filozof, iki alkış duyunca kâşif, beş övgü işitince sanki kainatın tapusu cebimize girmiş gibi yürüyoruz.
Sonra... Bir karga geliyor. Bütün kariyer planlarımızı iki santimetrekarelik biyolojik bir gerçeğe dönüştürüyor. Hayatın en pahalı takım elbisesiyle dolaşırken, doğanın en ucuz mizahına yakalanıyoruz.
ve o an fark ediyoruz ki Meğer kibir, kuru temizlemeye gitmeyen tek şey lekeymiş.
En acıklısı ise şudur; Başımıza düşen şey *ok değil aslında. Bok, çoktan zihnimize fikrimize aklımıza düşmüş zaten.
Kibir diye. Gösteriş diye. İki kuruşluk çıkar diye.
Kargalar sadece teslimatı yapıyor. Doğa kurye. İnsan ise siparişi çok önceden vermiş. Sonra telaş başlıyor.
Eller çaresiz. Garibim eller... Hayatları boyunca ekmek tuttu, çocuk sevdi, dost omzuna dokundu; şimdi medeniyetin utancını silmeye memur edilmişler.
Sabun bile düşünüyor bazen: "Ben mikrobu temizlerim de, insanın kibrini hangi deterjan söker?" İşte o sırada sinekler geliyor. Neşeyle... Coşkuyla... Adeta bayram yerine iner gibi. Bizim felaketimiz, onların açık büfe kahvaltısı. Bir sineğin kahkahasını hiç duydunuz mu? Duyamazsınız. Ama başınızın etrafında çizdiği daireler var ya... İşte onlar sineğin kahkahalarıdır.
Sinek diyor ki: "Bu kadar büyüttüğünüz egoların son kullanma tarihi de varmış demek."
ve insan, sineğin bile kendisine güldüğü tek canlı olarak tarihe geçiyor.
Sinekler tam bir fırsatçıdır Dünyanın en hızlı haber ajansı. Bir tanesi konuyor. Bir dakika sonra ellisi geliyor. Belli ki aralarında WhatsApp grubu var :)
Yeryüzünde iki canlı vardır ki insanı gerçekten olduğu boyuta indirir. Biri doktor Diğeri karga... Doktor sana "Dilini çıkar." der. Karga "Başını eğ." der. İkisine de itiraz edemezsin.
Bence dünyanın en dürüst canlısı kargadır. Çünkü arkandan konuşmaz. Doğrudan üstüne konuşur. Üstelik imzasını da bırakır :)
Sonra eve gidersiniz. Şampuan... Sabun... Kolonya... Parfüm... Limon... Sirke...
Ne varsa sürersiniz. Ama insanın aklına tek soru takılır: "Acaba beni mi seçti?" Hayır efendim. Seni seçmedi. Sadece egonu ölçmek için küçük bir yoklama yaptı.
Velhasıl İnsan dediğin varlık, uzaya roket gönderiyor. Yapay zekâ üretiyor. Atomu parçalıyor. Denizin dibine şehir kuruyor. Mars'a araç indiriyor. Sonra...
Seksen gramlık bir karganın, Yirmi gramlık armağanı karşısında, Üç saat moralini toparlayamıyor. İşte medeniyet dediğimiz şey bazen budur. Göğe uydu gönderen canlı... Gökyüzünden gelen bir "hatırlatmayla" bütün karizmasını kaldırıma damlatır
Ve uzaktan karga yeniden seslenir: "Gak!" Türkçesi şudur: "Fazla büyüme... Hepiniz bizim menzilimizdesiniz."
Şiir gülümsetti bir yandan, kargalardan çok muzdaribiz. Bahçede dut ağacı var, bir tane dut bırakmadılar, ağacın altı hep dut ezikleri, karga *okları. Arabanın üstü çokça nasipleniyor.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.