0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
16
Okunma
Kaldırım taşları şahittir; dizlerimin üstüne çöktüğüm,
O, insanın ruhunu kemiren o zifiri karanlık geceye...
Issızlığın soğuk nefesi, bir cellat gibi çöreklenmişken ensemde,
Bir zamanlar adını ezberlediğim, uğrunda yeminler içtiğim o bakışlar,
Bir yabancı gibi bakıp, arkasına bile bakmadan çekip gitti.
Ben, bin yıllık bir devin ağır ağır toprağa gömülmesi gibi,
Ben, koskoca bir şehrin tüm ışıklarının aynı anda sönmesi gibi,
Kimsesiz, sessiz ve paramparça...
Yıkıldım ben.
Oysa ne hayaller kurmuştuk, hatırlıyor musun?
Deniz görmemiş bu bozkırın ortasında, kâğıttan gemiler yüzdürürdük.
Bir avuç yıldızı ceplerimize doldurur, "Yarın bizim," derdik.
Hayallerimiz, ayazda kalmış bir çiçek kadar narin,
Çocuk gülüşleri kadar tertemizdi.
Sırtımızı duvarlara yasladığımızda, dünyanın en zengin kralları bizdik;
Şimdi ise her şey, üzerine toprak atılmış bir mezar sessizliğinde.
Sonra bir rüzgâr esti; ne fırtına koptu, ne kıyamet koptu,
Sadece anılar sızdı parmaklarımın arasından, kan gibi...
Senin gözlerinde bambaşka bir yabancı uyandı,
Benim sesim, kendi uçurumuma çarpıp sustu.
Bir masalın sonuna mı geldik, yoksa biz hiç mi başlamadık?
İşte o an, tam o yıkımın ortasında;
Kendi ellerimle ilmek ilmek ördüğüm ne varsa,
Birer birer devrildi üzerime, ezip geçti içimdeki o çocuğu.
Bak, ellerime bak; nasır tutmuş umutlar taşıyorum.
Yüzümdeki her derin çizgi, o yarım kalmış sevdanın,
O bitmemiş, sonu gelmemiş vedaların izidir.
Herkes "zamanla geçer" dedi, geçti de;
Ama ne geçti, biliyor musun?
Sadece mevsimler, sadece yıllar...
Ben hâlâ o viranenin başındayım, hâlâ o yarım kalmış rüyanın kıyısında;
Kendi küllerimden kendime bir anıt değil, sanki bir kefen biçiyorum.
Şimdi bir kitap sayfası kadar, bir mezar taşı kadar uzağım kendimden.
Okuyorsun beni; sızımı iliklerinde hissediyor musun?
Satır aralarına gömdüğüm o hayal kırıklığını,
Kelime aralarına sakladığım o bitmeyen yasımı görüyor musun?
Bir zamanlar "biz" diye başlayan o muazzam cümle,
Şimdi nasıl da devrik, nasıl da kan revan içinde...
Yıkıldım ben.
Ne bir taş üstünde taş, ne de içimde bir umut kırıntısı kaldı.
Ama bil ki;
Her yıkılış, aslında yeni bir temeldir, anlayana...
Ve her son, aslında bir başka hikâyenin,
Henüz yazılmamış, en acı girişidir.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.