0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
20
Okunma

Gaz lambası yanardı odanın köşesinde,
Zaman sessiz akardı alevin gölgesinde.
Samanlı kerpiç duvar, sıcacık bir yuvaydı,
Huzur gizliydi o gün babamın nefesinde.
At arabası geçer, toz kalkardı yollardan,
Bir esinti gelirdi bahçelerden, bağlardan.
Gözümde tütüp durur o eski bayramlarımız,
Eser kalmadı şimdi o vefalı canlardan.
Sarı aydınlığında hayaller kurduğumuz,
Yoksullukla sarılıp, hep mutlu olduğumuz.
O lambanın şişesi isle dolsa da her gün,
Yürekti o günlerde pırıl pırıl uyanan.
Her akşam titreyerek canlanan o son ışık,
Duvarlara vururdu gölgeler karışık.
Tek bir odada atan kalpler birbirine denk,
Gecenin karanlığı ruhumuzla barışık.
Anam gazın şişesini silerdi tülbentle,
Biz masallar dinlerdik o bitmeyen gurbetle.
Şimdi avizelerden lüks ışıklar akıyor,
Ama aranıyor o gün, o derin muhabbetle.
Toprak kokan odalar, sedirdeki o minder,
Zaman sanki o tatlı rüyayı geri gönder.
Gaz lambası sönerken ömürden bir gün gider,
Çocukluğum o loş ışıkta beni bekler.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.