0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
31
Okunma
Surlarına akşam çökerken
Taş bile hafızaya dönüşür orada.
Bir güvercin kanadında eski çağlar,
Bir çayın buğusunda uzun kışlar yaşar.
Dicle ağır ağır geçer şehrin içinden,
Sanki acele etse
Bin yıllık hikâyeler dağılacakmış gibi.
Her köprü biraz ayrılık,
Her sokak biraz dönüş yoludur.
Kara bazaltın sessizliği vardır yüzünde,
Sert görünür ama
İçinde tandır sıcaklığı saklar.
Kapılar ardına kadar açıktır yine de,
Misafir gelince ekmek büyür sofrada.
Bir çocuk koşar dar sokaklarda,
Ayağında toz, cebinde yaz güneşi.
Ulu Cami’den yükselen ses
Bakır ustalarının çekicine karışır,
Şehir, kendi kalbini döver gibi yankılanır.
Damlarda serin bir rüzgâr dolaşır.
Ay, surların omzuna yaslanır sessizce.
O zaman anlarsın...
Diyarbakır yalnız bir şehir değil,
Uzun bir ağıttır zamana direnen
15.08.1994
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.