0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
135
Okunma
Akşamın karanlığına düşen son bir ışık gibi,
Yine kendi karanlığıma düştüm.
Ne elimden tutan bir umut kaldı,
Ne de "geçecek" diyen bir ses…
Yara bende, dibi görünmeyen bir kuyu gibi.
Ne kadar üstünü örtmeye çalışsam da,
Her gece hasretin taş olup düşüyor içime.
Ve o yankı,
Beni benden alıp en karanlık yalnızlığıma sürüklüyor.
Çünkü bazı yaralar kabuk bağlamıyor…
Kanamıyor da…
Sadece usul usul çürüyor insanın içinde.
Sonra fark ettirmeden,
Bir nefesi, bir gülüşü, bir umudu daha alıp götürüyor.
Öyle bir tüketiyor ki insanı…
İçinde sevgiye dair ne varsa kuruyor,
Yaşama dair bütün renkler siyaha dönüyor.
Bir zamanlar çiçek açan kalbin,
Kendi mezar taşını sessizce yazıyor.
Artık ne bir yüz görmek istiyorum,
Ne yeni bir isim ezberlemek…
Çünkü her tanışma,
Seni biraz daha hatırlatıyor bana.
Ve ben,
Senden sonra kimseyi sevmeye cesaret edemiyorum.
Biliyor musun?
İnsan en çok da anlatamadıklarından yoruluyor.
İçine attığı her cümle,
Bir gün boğazına düğümleniyor.
Çığlık atmak istiyor ama sesi çıkmıyor.
Ağlamak istiyor ama gözyaşları bile yoruluyor.
Herkes "İyiyim." deyişime inanıyor.
Oysa ben,
Her gece yastığıma biraz daha veda ediyorum.
Çünkü sabaha çıkmak bile bazen ağır geliyor insana.
İçimde sönen her yıldız,
Gökyüzünü değil, beni kararttı.
Artık geceler dışarıda değil;
Geceler benim içimde yaşıyor.
Ve anladım ki...
Bazı ayrılıklar sadece iki insanı ayırmıyor.
İnsanı kendinden de koparıyor.
Aynaya baktığında gördüğün yüz sana ait oluyor,
Ama içindeki insan çoktan gitmiş oluyor.
Şimdi ben,
Akşamın karanlığına düşen o son ışık gibi,
Sessizce sönüyorum.
Kimse fark etmiyor belki…
Çünkü insanlar öleni görüyor,
Yavaş yavaş tükeneni değil.
Ve ben ölmedim…
Sadece her gün,
Bir parçamı daha toprağa verdim.
Bir gün bu beden gerçekten toprağa düştüğünde,
Arkamdan "Bir ömür yaşadı." demesinler.
Desinler ki:
"O, sevdiği gün öldü; geriye sadece nefes alan bir gölge kaldı."
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.