2
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
24
Okunma
ey zaman...
sen öyle akıp giderken
beni de alıp götürdün sandım.
meğer geride bıraktığın
yalnızca benmişim.
her sabah
bir önceki günden eksik uyandım.
önce bir ses sustu içimde.
sonra bir gülüş.
sonraysa
içimde adını dahi koyamadığım
bir dünya sessizce yıkıldı.
kimse duymadı.
çünkü büyük yıkımlar
gürültüyle değil,
sessizlikle olurmuş.
bir zamanlar
ellerim sadece umut taşırdı.
ama şimdi
avuçlarımda bile yalnız
gecikmiş vedalar var.
ne bir yol kaldı dönecek,
ne de kapısını çalacağım
eski bir gün.
rüzgar,
eskiden hatıraları getirirdi.
şimdilerde
yalnız toz getiriyor.
oturup beklediğim
o uzun soluklu akşamlarda
gökyüzü değişti,
mevsimler değişti,
en çokta insanlar değişti.
bir ben kaldım,
bir de eksikliğim.
ey hayat...
söylesene hangi ömür kavşağında
kendimi kaybettim,
hatırlamıyorum.
hangi sözü
yarım bıraktım da
sessizlik bana miras kaldı,
bilmiyorum.
yalnız şunu biliyorum
her giden,
ardında bir boşluk bırakmıyor.
bazıları giderken
insanın içindeki bütün yolları da
beraberinde götürüyor.
şimdi
adını dahi anmıyorum.
çünkü isimler bile
zamana karışıyor.
ama yokluğun...
o,
her sabah
ilk benimle uyanıyor.
ey zaman...
biliyorum bir gün
beni de alıp gideceksin.
ardımdan kimse ağlamasa da olur.
yeter ki
bir yerde,
bir ağacın gölgesinde,
bir rüzgar
benim sustuğum yerden
konuşmaya devam etsin.
işte
benim ağıdım budur.
gidenin ardından değil bu ağıt.
geride kalanın
sessizce eksilişinedir...
*
Mehmet Demir
30624
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.