Biz böyle eğilmezdik çocuklar olmasaydı... b.necatigil
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN

Murabba-ı Hicrân

Yorum

Murabba-ı Hicrân

( 17 kişi )

14

Yorum

28

Beğeni

5,0

Puan

348

Okunma

Murabba-ı Hicrân

Murabba-ı Hicrân

Cânı yaktı nâr-ı aşkın, ey büt-i nâ-mehrubân,
Gözlerimden kan akıtır hasretin her bir zamân.
Kalmadı sabr u karârım, kalmadı dilde emân,
Ağlasın hâlime gökler, inlesin her bir mekân.

Gül yüzün görmek diler bülbül figān eyler müdâm,
Sen safâ sür sâyende, ben bî-kes ü bî-hânümân.
Zülfünün zencîrine dil bestedir devrân içinde,
Aklımı târ u mâr etti o çeşm-i câfiyân.

Tîg-ı müjgânınla deldin sînemi ey serv-i nâz,
Yâreler içre kalıp feryâd eder rûh-ı revân.
Her ne cefâ kılsan revâdır, can bunu minnet bilir,
Zâlimin lutfu sarartır, cebridir derde dermân.

Şem’-i rûyundur cihânı rûşen eyleyen ey sanem,
Yansın uğrunda bu cân, pervâne olsun bî-gümân.
Görmedim senden vefâ ey mâh-rû, zâlim felek,
Hicr ile yandı yürek, bitti bu cism-i nâtüvân.

Fesleğen kokan o kûyunda gedâ olmak şereftir,
İstemem mülk-ü Süleymân’ı, bana sensin cihân.
Bir nigâhın kâfidir bu gönlümü şâd etmeye,
Gözlerin meyhânedir, meyin adı rûh-ı revân.

Hûn-ı dille beslenen bu dâğ-ı hicrân sönmedi,
Sanki bir volkan taşır sînemde bu gizli nihân.
Derd-i aşkınla harâb oldum, perîşândır zemin,
Gitti her bir rûzigârla savrulup aşk-ı nihân.

Yâd-ı lâlinle döner sâgar bu meclis içre hep,
Mest olup kalmış gönül, bilmez nedir vakt ü zamân.
Sûziş-i kalbim figān eyler durur her şâm u seher,
Aşkının sahrâsında kayboldu aslım, kalmadı nişân.

Tâlihim târîk imiş, bahtım siyeh zülfün gibi,
Hangi yana baksam zulmet, her taraf dâğ-ı girân.
Bâd-ı sabâ, ulaştır âhımı o şâh-ı hûbâna,
Belki rahm eyler de bir gün, bitirir bu imtihân.

Gözlerin bir tîg-ı bürrandır ki can mülkün yıkar,
Her bakış bir ok olur, sînemde bin yâre açar.
Gülşen-i ömrüm hazân oldu, döküldü yaprağım,
Bu garip bülbül yuvasız, dâima feryâd saçar.

Aşk elinden bî-mecâl kaldım, figānımdır enîs,
Kimse bilmez hâlimi, tenhâda kaldım bî-celîs.
Mey-i gamla dopdoludur bu gönül peymânesi,
Bezm-i hüzne mübtelâyım, hâtırandır tek enîs.

Yıkma dil mülkünü ey şâh, o beytullah durur,
Âh-ı serdim, dûd-ı âhım, arşa yükselen sadâdır.
Bu gam-ı hicrâna can dayanmaz, ey rûh-ı revân,
Vuslatın ümîdi bile bu cana rûh u gıdâdır.

Varsın yansın bu cihân âh-ı enîsimle bugün,
Kül olan her bir zerre, şan-ı aşkınla yürür.
Dehre ölmeyen bir sadâ bıraktı bu hûn-ı dil,
Kıyamet kopsa da feryâdım cihânda baki kalır!

Cemre yaman

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (17)

5.0

100% (17)

Murabba-ı hicrân Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Murabba-ı hicrân şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Murabba-ı Hicrân şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Şair Mehmet Demirdelen
Şair Mehmet Demirdelen, @sair-mehmet-demirdelen
15.7.2026 00:41:31
5 puan verdi
Çok güzel ve anlamlı sözler yazmış kaleminiz
Duyguları anlatımınız harika doğrusu beğendim yüreğinize sağlık kaleminiz daim olsun saygılar
Kıymetli Şaire 🙏👍
Aren-
Aren-, @aren-
25.6.2026 23:27:41
5 puan verdi
Klasik şiir tadında… yorumcu arkadaşlar detaylı analiz yaptığı için kısaca şunu söyleyebilirim.

Şiir ayrılık acısını en üst perdeden zengin dille anlatıyor. Bu anlatımda acıyı bir lütuf veya minnet bilmekte:
“Her ne cefâ kılsan revâdır, can bunu minnet bilir"
dizesinden anlıyoruz ayrıca:

Şair asla şikâyet etmiyor ve dilencisi olduğu bu aşka “raziye makamıyla” razı olma makamında olduğunu: “"Fesleğen kokan o kûyunda gedâ olmak şereftir,
İstemem mülk-ü Süleymân'ı, bana sensin cihân." Süleymanın mülkü olsa benim dileğim, benim cihanım sensin diyerek dillendiriyor.

Kısaca Şaiir çilegahında mutekkâsına yaslınmış ve özlemini arınarak bize sunmuştur. İtiraf etmeliyim ki ne kadar aşina olsam da Farsça ve Arapça kökenli kelimelere, bilmediğim 14 kelimeyi öğrendim kaleminizden. Teşekkür ederim… Ve sürçü lisan ettiysek affola…
Adem Çelik
Adem Çelik, @geli
25.6.2026 20:08:55
5 puan verdi
Divan edebiyatının o kadim ve zengin ikliminden süzülüp gelen "Murabba-ı Hicrân"ın her bir dizesi, ayrılık acısının ne denli soylu ve derin bir duygu olduğunu adeta bir nakış gibi işliyor. "Kirpik kılıcı" ve "cefa eden gözler" gibi mazmunlarla, aşığın sevgilinin bakışları karşısındaki o mağlup ama bir o kadar da yüce gönüllü duruşunu muazzam bir lisanla mısralara dökmüşsünüz.
"Yıkma dil mülkünü, o beytullah durur" diyerek gönlü Allah’ın evi kabul eden o tasavvufi teslimiyet, acının sadece bir keder değil, vuslata giden yolda bir azık olduğunu da hatırlatıyor. Kül olan her zerrenin aşkın şanıyla yürüdüğü o görkemli final, fani bir ayrılığın nasıl ölümsüz bir sadaya dönüştüğünü kanıtlar nitelikte.
Aşkın sahrasında kaybolan o kadim benliği, hicranın közüyle pişirip sözün en rafine haliyle sunmanız, klasiği günümüzün duygusuyla birleştiren bir ustalık göstergesi olmuş. Kelimelerin ağırlığına ve o eski lisanın büyüsüne sadık kalarak inşa ettiğiniz bu "sanat abidesi", okuyanın dimağında uzun süre silinmeyecek bir iz bırakıyor.
Emeğine, yüreğine sağlık. Okuduk, beğendik.
Ahmet Coşkun 1
Ahmet Coşkun 1, @ahmetcoskun1
25.6.2026 18:48:23
5 puan verdi
Özlemli dizeler
güzeldi
benim sözlükle okumam gerekti ((((
bazı kelimeler yabacı gelince
zaten sizi okumak yoruyor beni
anlamak için uzun vakit ayırmak gerekiyor hoş göresin
yüreğine sağlık kutlarım....

Etkili Yorum
Mehmet DEMİR
Mehmet DEMİR, @mehmetdemir1
25.6.2026 13:27:12
5 puan verdi
öncelikle tebrik ediyorum....
şairin şiirde aşk karşısında çaresiz kalan bir aşığın iç dünyasını etkileyici bir şekilde dile getirirken, sevgilinin ilgisizliği ve acımasızlığı karşısında büyük bir özlem ve keder yaşayan aşık, çektiği tüm sıkıntılara rağmen sevgilisine bağlı kalmaya devam eder. “narı aşk ya da aşkın narı (aşkın ateşi), "tigi müjgan, şemi rüy” (kirpik kılıcı), (yüz mumu) gibi klasik benzetmelerle aşkın yakıcı ve dönüştürücü gücü anlatılırken, şairin gözünden sevgilinin verdiği acı bile değerlidir, çünkü bu acı, aynı zamanda sevginin farklı bir göstergesi olarak kabul edilir. şairin şiirde hakim olan duygu hüzün, hasret ve teslimiyettir. aşık, kavuşma umudunu tamamen kaybetmese de aşkın verdiği yarayı kabullenmiş, sevgilinin güzelliği karşısında kendi varlığını ikinci plana atmıştır ki genel olarak şiir, aşkın insanı hem acıya sürükleyen hem de yücelten, vazgeçilmez bir güç olduğunu anlatan coşkulu aynı zamanda içli olan bir nevi özel bir çalışma, dili her ne kadar eskiye dönük olsa da akıcılığı ve anlatımı geçiş olarak oldukça etkiliydi tarz değişse de içerik aynı gönlünüze sağlık ve selam saygıyla
Oktytpk
Oktytpk, @oktytpk
25.6.2026 13:04:51
Ohhhh be yalnız olmadığımı hissettirdi. Teşekkür ederim. Bu arada pek Güzel şiiriniz

Oktytpk tarafından 25.6.2026 16:18:50 zamanında düzenlenmiştir.
Tercanlı24
Tercanlı24, @tercanli24
25.6.2026 10:23:52
5 puan verdi
Güzel ŞİİR
Değerli kalem kalemin susmasın
yine sayfanızda
Güzel bir şiir daha okudum
emeğinize ve kaleminize sağlık
kutlarım emeği selamlar saygılar gönderdim
Zümrüt Kul Hasani
Zümrüt Kul Hasani, @hasanbelek
25.6.2026 10:14:15
5 puan verdi
Redifler, ayak ve uyakla çok güzel.
Hocamı ve harika şiirini kutluyorum.
Selamlar saygılar sunuyorum ✍️☕🙏
Etkili Yorum
Yasin Yüksel
Yasin Yüksel, @yasin-yuksel
25.6.2026 08:37:48
Üstadem şiiriniz divan şiiri üslubundan beslenen, dili ve atmosferiyle dikkat çeken emek verilmiş bir çalışma.
Eski Türkçe kelimeler, mazmunlar ve klasik aşk anlayışı başarılı bir şekilde kullanılmış.
Eserde hicran, hasret, bülbül, gül, pervane ve meyhane gibi geleneksel imgeler metne güçlü bir estetik katıyor.

"Murabba-ı Hicrân" başlığıyla uyumlu olarak baştan sona ayrılık acısı ve aşkın yakıcılığı işlenmiş.

Klasik şiir diline hâkimiyetiniz ve ahenk oluşturma çabanız açıkça hissediliyor. Yer yer yoğun bir söz varlığı kullanılmış olsa da şiirin bütünlüğü korunmuş.

Klasik şiir geleneğini günümüzde yaşatmaya çalışan bu başarılı çalışmanız için sizi tebrik ederim.
Kaleminiz daim, ilhamınız bol olsun yüreğinize sağlık üstadem selam ve dua ile saygılarımı sunuyorum
Emine Elif
Emine Elif, @elif-v-mim
25.6.2026 08:16:43
5 puan verdi
Kısaca "Buram buram özlem içindeyim, gel!"
Çağırınca geliyorsa ne mutlu size...
Selam ve dua ile..
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
25.6.2026 08:06:12
5 puan verdi
Dilin ve Formun Hakimiyeti
Şiir, Osmanlı Türkçesi'nin (Aruz veznine göz kırpan) o zengin ve musiki dolu yapısını başarıyla kullanıyor. "Büt-i nâ-mehrubân" (acımasız sevgili), "tîg-ı müjgân" (kirpik kılıcı), "çeşm-i câfiyân" (cefa eden gözler) gibi mazmunlar; şairin klasik edebiyatın kodlarına ne kadar hakim olduğunu gösteriyor. Metin, sadece bir duygu ifadesi değil, aynı zamanda kelimelerle inşa edilmiş bir "sanat abidesi" olma iddiası taşıyor.
ramazancelik
ramazancelik, @ramazancelik
25.6.2026 07:14:07
5 puan verdi
Mesnevi ruhu ve bilğeliği ile yazılmış.Yıkma dil mülkünü ey şâh, o beytullah durur" (Gönül yıkma, çünkü o Allah'ın evidir) dizesi, tam anlamıyla tasavvufi mesnevilerin özünü oluşturur.yavqş yavaş evrilme görüyorum yüreğine sağlık.
Özkan Değirmenci
Özkan Değirmenci, @ozkan-degirmenci
25.6.2026 03:39:49
5 puan verdi
Değerli üstadım Ceren Hanım
Yine çok güzel çok değerli bir eser olmuş gerçekten yüreğine emeğine kalemine sağlık okurken osmanlı döneminde hissettim yüreğine emeğine kalemine sağlık selam ve saygılar Yüce Rabbime emanet olun.
Etkili Yorum
Kavi66
Kavi66, @kavi661
25.6.2026 03:05:29
5 puan verdi
Yorum kifayetsiz kalacak bu güzel esere ne demeli şimdi bilemiyorum yüreğin dert görmesin üstade
Varsın yansın bu cihân âh-ı enîsimle bugün,
Kül olan her bir zerre, şan-ı aşkınla yürür.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL