5
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
74
Okunma

Ne zaman vardı ne de çağın adı,
Yazılmamışken kaderin feryadı,
Daha yaratılmamış aşkın muradı,
Biz gönle gönüldaştık devri mekânda.
Yıldızlar göklere serpilmemişti,
Denizler kıyıyla buluşmamıştı,
Zaman denen nehir akmamıştı,
Biz düşte düşdaştık devri mekânda.
Dağlar heybetini kuşanmamışken,
Rüzgâr türküsünü fısıldamışken,
Hasret yüreklere uğramamışken,
Biz aşka yârdaştık devri mekânda.
Bir sır saklıydı yokluk içinde,
Bir nur parlıyordu sonsuz biçimde,
Adımız yazılıydı aşkın içinde,
Biz nurda nurdaştık devri mekânda.
Geceler karaya boyanmamıştı,
Gözyaşı yanakta kurumamıştı,
Ayrılık hançeri vurulmamıştı,
Biz tende candaştık devri mekânda.
Bir ezel rüzgârı eserdi sessiz,
Ne sen bensizdin ne ben kimsesiz,
Yolumuz birdi de yönümüz engelsiz,
Biz izde izdaştık devri mekânda.
Ne tahtlar kurulmuş ne savaş vardı,
Ne kibir ne öfke ne de ah vardı,
Yalnız muhabbetten örülü bağ vardı,
Biz özde özdaştık devri mekânda.
Yandıkça arındık aşk ateşinde,
Savrulduk yılların fırtınasında,
Kaybolsak da bazen dünya peşinde,
Biz seste sedaştık devri mekânda.
Kaç ömür tüketti dönen değirmen,
Kaç kez ayrılığa düştü bu kervan,
Her sefer yeniden buldu bizi can,
Biz derde derttaştık devri mekânda.
Şimdi de gönlümde aynı niyazsın,
Sessiz dualarım, gizli avazsın,
Ezelden ebede bitmez bir yazsın,
Biz sırda sırdaştık devri mekânda...
@NURAL BEKTAŞLI
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.