3
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
45
Okunma

Eyy yâr, “Nasılsın?” diye soramam,
Hâlini bilmeden gönül yoramam.
Bir haberin düşse, inan, duramam,
Sensiz geçen günü nasıl sorarım?
“Beni sorar mısın?” der içim yine,
Bir sesin dokunsa gönül telime.
“Derin nefes al” desen bir kelime,
İçimde baharlar açar, bilirim.
“Bol bol su iç” desen, içim serinler,
Gülüşün düşer de gece derinler.
Bir tek sözün bile ömrü diriltir,
Sen benim gönlümde bitmez sevdamsın.
Der miyim içimden: “Nefesimsin sen,
Derinlik, bolluğum, hevesimsin sen.
Gülüşüm, huzurum, nefesimsin sen,
Yokluğun içimde ağır bir keder.”
Her şey yavaş yavaş geliyor yârım,
Sonbahar kapıda, sararıyor dalım.
Yine yaprak döker gönlüm, anlarım,
Bir tek sen eksiksin, gel artık yârım.
Havalar soğuyor, geceler uzun,
İçimde büyüyor sessizce hüzün.
Bir yaprak misali titrerken gönlüm,
Sen de gelir misin, söyle be yârım?
Gelirsen bahara döner sonbahar,
Gözlerim gülmeye yeniden başlar.
Yüreğim adını duyunca coşar,
Sen gelirsen diner içimde rüzgâr.
Eyy yâr, bir gün de kapımı çal sen,
“Nasıl oldun?” diye hâlimi sor sen.
Ben sana susarak bin cevap versem,
Sen gözlerimden oku, yeter ki gel sen.
Çünkü sen uzakta, ben burada kaldım,
Her gece adını kalbime sardım.
Sormadın hâlimi, yine de vardın;
Ben seni yokluğun içinde sevdim.
Sonbahar geliyor, yapraklar düşer,
Giden her yaprakta bir hatıra üşür.
Eğer sen gelirsen bu gönül güler,
Gel yâr… soğuk değil, sensizlik üşütür.
@NURAL BEKTAŞLI
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.