3
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
103
Okunma
Sahilin.kat kat yükselen rüzgarı
yaz ekşisi eriklerin yanindan esip
usulca tırmanıyordu zeytin ağacından
Esintiyi kokuya çeviren ıhlamurun
son aroması yaz sıcağını bahara çeviriyordu .
...
Gün batmaya yakın eğik gelen güneş ışığı
kahve fincanının kırığından
Usulca sızarken hareler bırakiyordu masaya
Her yansımasında daha çok dağılıyordu
Ne güzel kusurdu ışığı çoğaltışı
Ah! Ne tatlı bir yanlış
Ne tuhaf yetenekti karanlığı eksiltişi
Bizde bazen böyle
Altınla onarılan kırık seramikler misali
Sessizce bölünsek, dağılsak da
Kırılmışlığımız zamanın üstüne düşen ışıktı
görünürlük, varlığın kaderiydi...
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.