7
Yorum
27
Beğeni
5,0
Puan
698
Okunma
Hayal değil, düş değil
Hicap duyulası hiç değildi,
Açık ara aşka boyun eğmek.
Gönül tuvaline çizilirken resimler,
Titrek dudaklardan dökülürken isimler;
Sanki sonsuzluğa atılan adım gibiydi sevmek.
Bir fincan koyu kahve kokusuyla,
Dünden kalan duyguların içsel tortusu...
Tarifsiz bir hazdı "Ben ona aşığım," diyebilmek.
Sil baştandı gökkuşağının renkleri;
Düşünce denizinde bir damlacık huzurla,
İnleyen duyguların bir dinleyici bulmasıydı aşk.
Bazen bir tını şarkı, gizemli bir mısra;
Bazen gönül sahnesinde bir güzellik masalı;
Bazen ise zaman saksısında çiçeğe durandı sevgi.
Gün oldu güneş doğdu, gün dün oldu...
Ve o gün aşkın gülü önce sarardı, sonra soldu;
Hazandı mevsim ve aşk, hicran denizinde boğuldu.
Kıyı köşe aransa da kalan umut kırıntıları,
Veda niyetineydi dilden düşen takatsiz sözcükler;
Ve yine yola düşmüştü aşk denilen sahipsiz gülücükler.
Arka planında yaşamak kurgusunun,
Seyyah bir zerreydi sevginin gücüne inanmak...
Zulümdü suların akışınca akmayan aşkla uyanmak,
Ve dahi yaşamak.
5.0
100% (16)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.