5
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
61
Okunma

Nereden geldin nereye gidiyorsun diyene;
Ervah-ı Âlem’den geçip dünyaya daldık deriz.
Bu hayatı nasıl tarif ediyorsun diyene;
Mihman olduğumuz yerde bir müddet kaldık deriz.
Altın, gümüş, taht u saray, hepsi bir kül yığını
Sen yakıp yok etmeye bak hafız günah dağını
Hakk diler, batıl geçemez bir örümcek ağını
Biz, ol yâre varmak için dağları deldik deriz.
Âşıklar hasret çekerler, otururken dizde diz
Gönül bağı tamam olmaz, olmayınca yüzde yüz.
Dünya bir defa göz etse, koşar gidersiniz siz;
Bizler ekmekle su gibi, acıyı böldük deriz.
Bu dünyaya meylimiz yok derdimiz, muradımız;
Münafıklar defterine yazılmasın adımız.
Sırat-ı müstakim üzre yaşasın evladımız;
Sonsuz huzura açılan kapıyı bulduk deriz.
Bize taşla gelenleri affettik, kin gütmedik,
Kalbe giden damarları haramla kirletmedik.
Allah’ın mülküdür diye, tek gönül incitmedik;
Rızadır cennet kapısı, sıdk ile bildik deriz.
Beraber yürüdüğümüz canlar ehli dil olsun;
Sonunda vuslat var ise varsın çile bol olsun
Muhabbetle harmanlanan her bir hece bal olsun,
Yolumuza ışık tutan dosta bend’olduk deriz.
Nûrfânî’yim çok mahcubum, cürmüm dağlardan yüce,
Sorma zarar hanesini, eşittir gündüz gece.
Sınav kâğıdımız dolu, bilmem doğru kaç hece;
Hiç olmazsa son nefeste, Hakk deyip öldük deriz.
4/6/2026
Pir Bekir Cilaya ait ’Çift isim’ adlı şiirden aldığım ilhamla yazılmıştır.
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.