0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
57
Okunma
Bu şiirim tarihi tecrübelerime de
dayanarak yazdığım bir kurgudur.
Memuriyet hayatım boyunca gördüm ki,
hırsız, arsız kesim bu kusurunu sertliğiyle
örtmeye çalışır. Kendinden emin bir şekilde
o sertliğini deldin mi ne yapacağını şaşırır.
Bu yüzden özellikle müfettişler olduğum
yere gelmek istemezlerdi.
Şiirimi üstüne alanlara elbette şaşırmam.
Zaten öyle karakterlere karşı hitabımdır.
İremler dünyasında yaşayan bu muhterem,
Acı sözü sevmezmiş, istermiş laf delmesin,
Hep kalbini dinleyip, görünerek çok kerem,
Yanına bir istekle dermiş kimse gelmesin.
Efsane bu kral bir gün, incelemiş kur-anı,
Kalbi demiş ne yaptın, onunla aç aranı?
Başka savdıramazsın içimdeki yaranı,
Dünyaya doyman için asla yüzün gülmesin.
Öyle bir asileş ki halk zulmünle inlesin,
Zulmünden bıkanlara hakaret olsun sesin,
Millet beslenmek için hakaretini yesin,
Hakaretinden başka yiyeceği kalmasın.
Cehennemlik günahı sakın sayma ki somut,
Kimse yola gelirsin diye etmesin umut,
Doğruya karşı eğri, vereceğin her komut,
Yeni bir din doğurur, eskisinden olmasın.
Sen en iyisi beni, sanki Allah’a inat,
Cehennemlik günahı say en kutsal bir sanat,
Yalan, iftira, kumpas, haramla kinle donat,
Halk öyle bir çeksin ki, demeyesin ölmesin.
Zaten şu düşünceden uzakta olan kitle,
Allah dedin mi sanır yıkandın çıktın sütle,
Daha işin kalır mı dürüst namuslu İtle?
Bu karakteri sakın elin dilin silmesin.
Çok bilge görünerek kalbine uyuyormuş,
Meğerki korkusundan hep onu duyuyormuş,
Sonunu düşünerek korkudan buyuyormuş,
Kalbi dermiş aman ha, dik dur kimse bilmesin.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.