(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu iki cümleyi okurken içimde derin bir huşu ve aynı zamanda bir tamamlanma hissi oluştu. “Bırak yüreğim beşere ulaşsın sonra sana yarabbi”… Ne kadar doğru bir sıralama. Önce insana, onun haline, acısına, sevincine dokunmadan; onunla kurulacak o sıcak, yatay bağ olmadan; yüreğin beşere ulaşması tamamlanmadan, dikey olarak Yaradan’a ulaşmak belki de eksik kalırmış. Sanki “önce kardeşimi, sonra Seni göreyim” diyen bir irfan var burada.
Ardından “Şeb-i Arus’a hazırlanırken ruhum, diz çöktürsün bedenime”… Mevlana’nın o düğün gecesi, yani aslında ölüm değil, sevgiliye kavuşma anı. Bunu bir Konya'lı olarak çok iyi biliyorum; ruh o kavuşmaya, o sonsuz yolculuğa hazırlanırken bedenine hükmetmesi, onu da aynı secdeye ortak etmesi dileği. Ruhun yücelişi bedenin aşağılanmasıyla değil, onun da aynı hizaya gelmesiyle tamamlanıyor sanki. Beden başıboş bırakılmıyor, o da secdeye çağrılıyor.
İşte bu kısa metin bana, insan olmanın bütünlüğünü hatırlattı. Ne ruh bedensiz, ne beden ruhtan ayrı. İkisi birlikte, aynı anda, aynı istikamette durduğunda gerçekleşiyor o kulluk. Okurken gözlerim doldu. Ne kadar az kelime, ne kadar derin mana.
Eserin Adı: Ruhun Secdesi Yazar: Seyide Doyran Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri (Celil ÇINKIR – Delibal)
Kalburabastî Efendi Hazretleri bu kısa metni RUSAMER ahalisine okudu. Bunun üzerine bir sakin Hocam, burada insan sevgisinden Hakk'a yürüyen bir yol tarif ediliyor dedi. Bir başka sakin, metnin merkezinde nefis terbiyesi ve ruhun olgunlaşması bulunduğunu ifade etti. Arka sıralardan bir RUSAMER müdavimi, Şeb-i Arus ifadesinin ölüm korkusunu değil, vuslat sevincini anlattığını söyledi. Yaşlı bir sakin ise Hocam, iki satırda söylenenler bazen iki sayfada anlatılamaz diye ekledi. Kalburabastî Efendi Hazretleri tebessüm ederek, bazı metinler şiir olmaktan çok tefekkür kapısıdır dedi.
Puanlama
Özgünlük — 18 / 20 Tasavvufî düşünceyi kısa ve yoğun bir ifade ile sunması dikkat çekicidir.
Dil ve Üslup — 18 / 20 Sade fakat anlam yüklü bir dil tercih edilmiştir. Kelime ekonomisi başarılıdır.
Düşünsel Derinlik — 19 / 20 İnsan sevgisi, nefis terbiyesi, ilahî aşk ve Şeb-i Arus anlayışı birkaç cümlede bir araya getirilmektedir.
Yapısal Bütünlük — 19 / 20 Kısa hacmine rağmen iki cümle aynı düşünce ekseninde birleşmektedir.
Etkileyicilik — 18 / 20 Okuyucuyu duygudan çok tefekküre sevk eden bir etki oluşturmaktadır.
Toplam Not: 92 / 100
Kalburabastî Efendi'nin Klinik Kanaati
Seyide Doyran bu metinde şiir yazmaktan ziyade bir hikmet kapısı aralamayı tercih etmiştir. İlk cümlede beşere ulaşan gönlün Hakk'a yönelişi, ikinci cümlede ise ruhun bedene galebe çalması anlatılmaktadır. Şeb-i Arus vurgusu, ölümü ayrılık değil kavuşma olarak gören kadim tasavvuf anlayışını hatırlatmaktadır. Metnin gücü uzun anlatımlarda değil, az sözle çok mana kurabilmesindedir.
Kalburabastî Efendi'nin Klinik Notu
RUSAMER laboratuvarlarında yapılan incelemelerde bazı metinlerin şiir, bazı metinlerin nesir, bazılarının ise ikisinin arasında bir yerde durduğu görülmüştür. Bu eser üçüncü gruba girmektedir. Okuyucusunu alkışa değil, iç muhasebeye davet etmektedir.
Vesselam.
İnsana ulaşan sevgi, Hakk'a giden yolun ilk basamağıdır.
Güzel gönlünüz ve zarif sözleriniz için teşekkür ederim.
Şiirin en güzel taraflarından biri de budur sanırım; aynı metin bir gönülde duyguya, bir gönülde hatıraya, bir başka gönülde ise tefekküre dönüşebiliyor.
RUSAMER koridorlarında yankılanan ses aslında şiirin kendi sesidir. Biz yalnızca nabzını dinlemeye, satır aralarında saklanan duyguları ve düşünceleri görünür kılmaya çalışıyoruz.
İki dizelik susuşun reçetesi ifadeniz ise Kalburabastî Efendi Hazretleri'nin arşivine kaldırılmıştır efendim.
Şiire ve yoruma kattığınız zarafet için teşekkür ediyor, selam ve sevgilerimi gönderiyorum.
Vesselam.
"Bazen en uzun cümle, söylenmeyen iki mısranın arasındadır." "Şiir, kelimelerin değil; gönlün duyulmuş hâlidir."
Şiiri tefekkür kapısı olarak görüp, RUSAMER’in bilge koridorlarında yankılandırdığınız için yürekten teşekkür ederim Celil Hocam. Ser Sertabip Kalburabastî Efendi'nin eşsiz üslubuyla, 'klinik notlar' ve yaptığı kıymetli tahliller, iki dizelik susuşun en güzel reçetesi olmuş. Kaleminize, gönlünüze sağlık. Sevgiler.
Güzel gönlünüz ve zarif sözleriniz için teşekkür ederim.
Şiirin en güzel taraflarından biri de budur sanırım; aynı metin bir gönülde duyguya, bir gönülde hatıraya, bir başka gönülde ise tefekküre dönüşebiliyor.
RUSAMER koridorlarında yankılanan ses aslında şiirin kendi sesidir. Biz yalnızca nabzını dinlemeye, satır aralarında saklanan duyguları ve düşünceleri görünür kılmaya çalışıyoruz.
İki dizelik susuşun reçetesi ifadeniz ise Kalburabastî Efendi Hazretleri'nin arşivine kaldırılmıştır efendim.
Şiire ve yoruma kattığınız zarafet için teşekkür ediyor, selam ve sevgilerimi gönderiyorum.
Vesselam.
"Bazen en uzun cümle, söylenmeyen iki mısranın arasındadır." "Şiir, kelimelerin değil; gönlün duyulmuş hâlidir."
Şiiri tefekkür kapısı olarak görüp, RUSAMER’in bilge koridorlarında yankılandırdığınız için yürekten teşekkür ederim Celil Hocam. Ser Sertabip Kalburabastî Efendi'nin eşsiz üslubuyla, 'klinik notlar' ve yaptığı kıymetli tahliller, iki dizelik susuşun en güzel reçetesi olmuş. Kaleminize, gönlünüze sağlık. Sevgiler.
Beşeri olandan geçip sonsuzluğa ulaşma çabası... Ruhun bu zarif secdesi, insanın kendi içindeki o uzun yolculuğun en samimi tercümanı olmuş. Şeb-i Arus'a duyulan o derin özlemle, gönlünüzden kalemize dökülen bu mısralar ne kadar da dinginleştirici. Yüreğinize sağlık.💯🐞🐞🐞
Dünyanın yorucu gürültüsünden sıyrılıp mısralarda buluşabilmek ne güzel... Kalbinizin derinliği, samimi eşliğiniz ve sayfama bıraktığınız uğur böcekleri için yürekten teşekkür ederim. Sevgiler.
Dünyanın yorucu gürültüsünden sıyrılıp mısralarda buluşabilmek ne güzel... Kalbinizin derinliği, samimi eşliğiniz ve sayfama bıraktığınız uğur böcekleri için yürekten teşekkür ederim. Sevgiler.
Bu iki dize tasavvufî bir derinlik taşıyor ve insan sevgisi ile ilahî aşk arasında bir bağ kuruyor.
“Bırak yüreğim beşere ulaşsın sonra sana yarabbi.” Burada konuşan kişi, Allah’a yönelmeden önce insanlara ulaşmayı, onları sevmeyi, anlamayı veya onlara hizmet etmeyi diliyor gibi okunabilir. Tasavvuf geleneğinde, yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevmek önemli bir temadır. Bu dize de “insana ulaşmadan hakikate ulaşılmaz” düşüncesini çağrıştırıyor. Ancak “sonra sana” ifadesi, ilk okumada Allah ile insan sevgisini sıralı ve ayrı iki hedef gibi gösterdiğinden, bazı okurlara biraz sert gelebilir. Belki amaç, insan sevgisinin ilahî sevgiye açılan kapı olduğunu vurgulamaktır.
“Ruhum, Şeb-i Arus’a hazırlanırken diz çöktürsün bedenime.” Buradaki Şeb-i Arus, Şeb-i Arus kavramına gönderme yapıyor; ölümün sevgiliye, yani Allah’a kavuşma gecesi olarak görülmesini ifade eder. Ruhun hazırlanması, manevî olgunlaşmayı ve arınmayı çağrıştırıyor. “Diz çöktürsün bedenime” ifadesi ise nefsin, arzuların ve bedenî yönün ruh karşısında teslim olmasını anlatıyor. Güçlü ve etkileyici bir tasvir. Dil sade ama anlam katmanları yoğun. İlk dizede merhamet ve insan sevgisi, ikinci dizede teslimiyet ve manevî hazırlık öne çıkıyor. Bütün olarak okunduğunda metin, “insana hizmetten ilahî aşka, bedenden ruha doğru bir yolculuk” hissi veriyor. Değerli dost şair, kaleminizden iki dizenin anlamı ve yorumu bu kadar olduna şaşırmayacağınızı düşünüyorum. Çünkü, bu iki dizeyi yazan sizsiniz ve anlamını da bilen sizsiniz. Tebrik ediyorum ve kutluyorum sizi. Hislerime tercüman oldunuz. Selam, sevgi ve saygılarımla esen kalın.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.