3
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
77
Okunma

Hazan Gülü Fatoş Üstâdenin "GÖNLÜ YARALI GÜL"üne Nazîre/Münâzaradır.
Not: İntizâr-ı Hezâr:
1) Binlerce Bekleyiş (Sayısal Anlam):
Zamâna yayılmış, kesintisiz, bitmek bilmeyen, bir ömür süren yoğun bir bekleyiş hâlini ifâde eder.
Kavuşmanın gerçekleşmediği, vuslatın her an ertelendiği bir "sabır durağı"dır.
2) Bülbülün Bekleyişi (Sembolik Anlam):
"Hezâr"ın bülbül anlamından yola çıkarsak; "Gülünü bekleyen bülbülün binlerce feryâdı" demektir.
Bülbülün gülüne olan sadâkati, o yanık bekleyişi ve hicrânı temsîl eder. İrfânî açıdan bu, kulun Hakk’a
(veyâ âşığın mâşukuna) olan bitmek tükenmek bilmeyen yakarışıdır.
Özetle:
"İntizâr-ı Hezâr", insanın hem kendi nefsinin gurbetinde hem de hakîkatin eşiğinde geçirdiği,
bülbül mîsâli yanık, sabırla örülü, sayısı belirsiz o büyük bekleyişin adıdır. Bir nevî "Hicrânın ve sabrın zirvesi"dir.
Feryâdın sarsar göğü, ey gönlü yaralı gül,
Sen sararıp solarsan, nasıl şen öter bülbül?
Sanma senden cüdâben bu bağda sürerim dem,
Her nağmem figân olur, çeşm-i giryânda elem.
__________________________________________Hazan Gülü
Duyarsın feryâdımı ey bağrı yanık bülbül,
Gönül tahtında sensin, sanma bî-vefâdır gül.
Ağlama sen dil-haste, sarsılmasın şu âlem,
Senin her bir âhınla rûhumu sarar mâtem.
________________________________________________Derûnî
Aşkınla yanan cânın bilirim her ânını,
Gül kokun sarmış benim rûhumun her yanını.
Eğer sen boyun büksen, hâr olur her bir nefes,
Zindân olur şu âlem, dar gelir altın kafes.
__________________________________________Hazan Gülü
Duyulur bağ u zârda, nâle-i derûnun yâr,
Sen böyle figân etsen, gül nasıl açar bahâr?
Sanma ki nâ-şefîkim, sînemde kanar yâre,
Sen ağlarsan bu bağda, cân nasıl bulur çâre?
________________________________________________Derûnî
Hicrânın odu düştü benim de toprağıma,
Hasretin mührü vurdu her gün bu otağıma.
Sen içten kavrulurken, ben de dönerim küle,
Aşkın sırrını ancak biz çözdük verme ele.
__________________________________________Hazan Gülü
Bağrımdaki şu yara senin sevdânın izi,
Yek-reng topraktan biten tek bir dal eyler bizi.
Sen kül oldum dersin de ben yanmaz mıyım sandın?
Gonca vaktimden beri hep adınla uyandım.
________________________________________________Derûnî
Gülüm, işittim elbet, senin hazîn sesini,
Gökler bile kıskanır, bu aşkın nefesini.
Sen yanmam mı sanırsın, ben de senin hârınla?
Hayât bulur bu bülbül, ancak senin vârınla.
__________________________________________Hazan Gülü
Bir pertev-i nûrsundur derdime olan,
Gerisi fânî mülktür, âkıbet hüsrân olan.
Bağrımdaki yangının mi’mârı senin âhın,
Aşk kapısında bekler, boynu bükük seyyâhın.
________________________________________________Derûnî
Lâl olursa o diller, sükût bürür her yanı,
Seninle hayât bulur şu cânânın tek canı,
Virânedir meskenim, gel gör benim hâlimi,
Aşkınla eyle ihyâ, hâl-i pür-melâlimi.
__________________________________________Hazan Gülü
Lâl olmasın o diller, şakı ki mülk şenlensin,
Senin yanan nefesin, bendeki hârı yensin.
Firkâtla yandı bağrım, hâneme lem’ân gerek,
Visâli dileyene sabırdan kemân gerek.
________________________________________________Derûnî
Bir damla vuslatındır benim şu tek dermânım,
Sensiz geçerse eğer, boşa gider her ânım.
Bağrındaki yangını benim sînem de duyar,
Sana kurbân olmaya hazır bekler meftûn yâr,
__________________________________________Hazan Gülü
İşittim zârını ey bağımın şen bülbülü,
Gözyaşınla yeşerttin boynu bükük bu gülü.
Sen yanarsın da hezâr, ben kalır mıyım selîm?
Hem-dert kordan yaratmış bizi Bârî-i Kerîm.
________________________________________________Derûnî
Geceler şâhit olsun, bitmeyen efkârıma,
Aşkın tiryâk mülküdür, kanayan bu zârıma.
Rüzgârlar müjde verir, kokunu yayar elbet,
Sabreyle ey mâşukum, sonu vusûldür hasret.
__________________________________________Hazan Gülü
Şâhiddir şeb-i yeldâ, kokumu sana saldım,
Rüzgârın kanadında, ben de hülyâya daldım.
Sabreyle ey mehlikâm, biter elbet bu hicrân,
Vâsıl olduğum vakit, durur o zâlim devrân.
________________________________________________Derûnî
Aslı’yı kıskandırır bendeki bu kor sîne,
Hasretinle kül oldum, düştüm Kerem izine,
Harâbedir bak gönlüm, gel gör şimdi hâlimi,
Ya didârınla şâd et, ya söndür ateşimi.
__________________________________________Hazan Gülü
Aslı’yı, Kerem’i geç, bizim hârımız başka,
Biz cânı kurbân verdik, bu lâ-yemûtî aşka.
Harâb olan mülk-i dil, gülzâra döner elbet,
Bu sevdâ yaşayacak, ber-karâr ve müebbet.
________________________________________________Derûnî
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.