2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
182
Okunma
Geceyi cebime koyup çıktım evden,
Yanımda üç dal sigara, avucumda beş kırık cam parçası.
Şehir dediğin, milyar voltluk ışıkların altına gizlenmiş
Devasa ve çiğ bir kimsesizlikmiş meğer.
Bir park bankında sabahladım,
Umut dediğin, son peronu da boşalmış bir otogarda
Tek başına sabaha karşı esneyen son biletçi.
Kimseye dair hiçbir yük veya gölge taşımıyorum aslında,
Sadece biraz geç kaldı bazı ayaklar,
Ve biraz erken çürüdü içimdeki o oyun parkı.
Şimdi rüzgâr geçiyor sokaktan;
Ne adımı soruyor ne ceketimin yırtığını.
Ama bu koca şehirde,
Et yığınlarına çarpmadan beni tek anlayan da o.
Bir çay ocağının isli camında durup eski günlere baktım.
Ne çok gölge gelip geçmiş ömrümün dar koridorundan.
Kimi dilimde paslı bir türkü gibi kalmış,
Kimi yarım kalmış, dudakta kurumuş bir tövbe.
Annemin sesi düştü bir ara,
Uzak, çok uzak bir gecekondunun kırık camından dökülür gibi.
İnsan kaç yaşına gelirse gelsin,
Bir kez annesiz kaldı mı, kemiklerine kadar üşüyormuş meğer.
Cebimdeki bozuklukları saydım, yetmedi hayallerin kirasına.
Zaten düşler de borsaya düşmüş son yıllarda;
Bir somun ekmek kadar pahalı,
Bir ömür kadar ağır, bir insanın göğsünü ısıtacak kadar uzak.
Sonra yürüdüm.
Yürümek dediysem, ayaklarım değil de
Yıllardır kanayan eski özlemim sürüklendi asfaltta.
Her köşe başında pusu kurmuş bir hatıra,
Her sokak lambasının altında taze bir yara...
Bir sokak kedisinin çamurlu tüylerini sevdim gece yarısı,
Gözlerinde aynı sürgünlük, aynı dilsiz korku.
Bir süre sustuk kaldırım kenarında;
Çünkü en kanlı dostluklar, kelimelerin bittiği yerde kurulur.
Gökyüzüne baktım sonra,
Yıldızlar çocukluğumun tavan arasındaki kadar yakın değildi artık.
Belki onlar kaçmadı da göğe,
Ben büyürken başımı hep önüme eğmeyi öğrendim.
Şimdi sorarsan nasılım diye,
Ne ölüyüm derim, ne diri.
Rayları sökülmüş bir istasyonda unutulmuş o ağır sandık gibiyim;
İçinde koca bir gençlik kilitli,
Ama üstündeki adres çoktan silinmiş.
Yine de sabah sızacak birazdan turnikelerin arasından.
Kuşlar, hiç bilmedikleri bir gökyüzüne doğru kanat çırpacak.
Ben de yüzümü o hoyrat güneşe döneceğim.
İnsan, göğsü boydan boya kırılsa bile,
İçindeki o son kibrit çöpünü yakmaktan
Vazgeçemiyor son nefese kadar.
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.