0
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
363
Okunma
Zamanın kapıları zorlandığında,
İlk kıvılcım döndü dipsiz bir çarka.
Ne demir döven çekiç sesleri,
Ne de bir ustanın terli avuç içi.
Üretim başladı sessizlikte;
Işığın, karanlığın etinden kopuşuyla.
Görünmez tezgahlarda işlendi toz bulutları,
Yıldızlar o devasa korlarda pişti.
Galaksiler, soğuk raflara bırakılan külçeler gibi
Kendi yörüngesini buldu boşlukta.
Sonra, o kusursuz montaj hattında
Dişlilerin arasına sızdı nemli bir çamur;
Çeliğin sertliğinden değil,
Toprağın o karanlık rahminden bir fısıltı yükseldi.
Fabrika, kendi ritmini bozan bir pürüz doğurdu.
Matematiğin hesap edemediği,
Soğuk yasaların öngöremediği;
Ete ve kemiğe bürünmüş bir rüya.
Devasa makineler durup baktı bu küçük lekeye,
Evren kendi uğultusunda ilk kez irkildi:
"Ben çarklardım, demirdim, boşluktum;
Ama şimdi içimde bir sızı var,
Bana kim olduğumu soran."
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.