1
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
106
Okunma
Kâğıdı kemiren o kurtlar bilmez,
Kitabın etini açmadan yazan.
Aklın çırağı hiç tezgahtan inmez,
Sökülür dikişi, susar her ozan.
Düşünce üstüne dikildi çatı,
Kuru kalabalık yorar insanı.
Kendi ellerinle doğra o atı,
Yolcuysan terk eyle eski lisanı.
Kemikte sızlayan ilik, fikirdir,
Onu taşımayan gövdeler çürür.
Doğruluk dediğin tek bir çeliktir,
Eğrilen her omur yerlerde yürür.
Zaman, ceplerini yoklayan hırsız,
Götürür unvanı, şanı ve tahtı.
Gecenin bağrında kalırsın yarsız,
Vicdanın belirler o kara bahtı.
Bir çivi olsan da sıkı tut yeri,
Gevşeyen vidalar yıkar bu evi.
Gökteki o sahte bulutun eri
Söndürür içerde beslenen devi.
Görmediğin derin kuyuya inme,
Başkası kazdıysa o tünel dardır.
Emanet atların sırtına binme,
Herkesin yükü tek kendi kadardır.
Gömleğin astarı yırtılsa bile,
Tenini kirletme, bırak o kalsın.
Düşersen en koyu, en dilsiz dile,
Bırak o sessizlik payını alsın.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.