1
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
29
Okunma
Kâğıt kemiren o kurtlar bilmez,
Kitabın etini açmadan yazanlar.
Aklın çırağı tezgahtan inmez,
Sökülür dikişi, susar ozanlar.
Düşüncenin üstüne dikildi bu çatı,
Kuru kalabalık yorar insanı.
Kendi ellerinle doğra o atı,
Yolcuysan terk et eski lisanı.
Fikir, kemikte sızlayan iliktir,
Onu taşımayan gövdeler çürür.
Doğruluk dediğin tek bir çeliktir,
Eğrilen her omur yerlerde yürür.
Zaman, ceplerini yoklayan hırsız,
Götürür unvanı, şanı ve tahtı.
Gecenin bağrında kalırsın yarsız,
Vicdanın belirler o kara bahtı.
Bir çivi olsan da yerini sıkı tut,
Gevşeyen vidalar yıkar o evi.
Gökte parıldayan o sahte bulut,
Söndürür içerde beslenen devi.
Gözünle görmediğin kuyuya inme,
Başkası kazdıysa o tünel dardır.
Emanet atların sırtına binme,
Herkesin yükü kendi kadardır.
Gömleğin astarı yırtılsa bile,
Tenini kirletme, bırak o kalsın.
Düşersen en koyu, en dilsiz dile,
Bırak o sessizlik payını alsın.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.