0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
43
Okunma
İçimde iki âlem çatlar sessizce:
Biri kül kokar, biri ışık içirir geceye.
Bir yanım toprağa kök salar ağır ağır,
Bir yanım göğe çözülür ipi olmayan bir kuş gibi.
Damarlarımda eski bir zaman yürür,
Adımı bilmeyen bir rüzgâr fısıldar;
Ben sandığım şey, kendini arayan bir yankı
Aynalarda çoğalan yabancı bir hakikat...
Göğsümde dönen bir gezegen var,
Karanlığı kendi içinde çevirir
Her vuruşunda başka bir ben doğar;
Her doğan, bir öncekini siler.
Bir tarafım “burada kal” der bana,
Diğer tarafım isimsiz bir yol çizer,
Ayaklarım yerle konuşurken
Ruhum göğün kapısında bekler...
İçimde iki âlem, birbirine çarpan iki sır
Biri “ben” der, biri “hiç” diye fısıldar.
Bir kalp taşıyorum, göğe ait bir saat gibi,
Her tik takta sonsuzluk çatlar...
İçimde iki âlem, biri yanar biri susar
Ben hangisiyim, bilmiyorum artık?
Belki de ben değilim,
Sadece akan bir ilahî akış...
Bir aynayı kırdım, içinden ben döküldüm
Parçalarım farklı gökler çizdi duvara.
Birinde çocuk kaldım, birinde derviş
Birinde adım vardı,
Birinde yalnızca “olmak”...
Zaman eğildi omuzlarıma
Saatler diz çöktü önümde,
Ben yürüdükçe yol kendini yedi
Ben sustukça hakikat konuştu...
Bir iç deniz kabarır, adı yok
Kıyısı olmayan bir dua taşır içimde.
Dalgaları yıldızlara çarpar
Ve gök, ilk kez kendi sesini duyar...
Ben düştüm sanırken yükselmişim,
Ben kayboldum sanırken çoğalmışım,
Bir nokta sandığım şey
Meğer bir sonsuzluk kırılmasıymış...
İçimde iki âlem, biri ateş biri nur
Biri beni çağırır, biri beni unutur
Ben arada asılı bir sır gibi
Ne yere aitim ne göğe tam...
İçimde iki âlem,
Çatlar durur sessizce
Ben kendime sığmazken anladım
Aslında ben değilim,
İçimde yürüyen iki âlemim...
HABİB YILDIRIM / BÂİN-İ ADLÎ
(2 Haziran 2026)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.