0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
23
Okunma
“Cuma Suresi, 62:5’in anlamına...”
Omuzlarında mürekkep değil,
Sessiz rafların ağırlığı yürür.
Her adımında bin cilt sallanır;
Hiçbir sayfa kalbine açılmaz.
Bazıları harfleri taşır,
Bazıları harflerden taş olur.
Bilgi,
Dil değirmeninde öğütülen un değildir;
Hikmet alnın değil,
Vicdanın secdesidir.
Kütüphaneler kadar
Geniş gölgeler gördüm;
İçlerinde tek bir kandil yanmıyordu.
Mürekkep denizleri vardı,
Fakat susuzdu yürekleri.
Sayfalar omuzlarında göç eden kafilelerdi;
Her satır bir yıldızdı,
Fakat gözleri
Yalnızca tozu sayıyordu.
Ey insan!
Kitabı sırtına değil, kalbine yüklen.
Çünkü omuz, emaneti taşır;
Ruh ise emanetin mânâsını.
Bir anahtar, kilidi tanımıyorsa
Demirden başka nedir?
Bir kandil, kendini yakmıyorsa
Camdan başka nedir?
Ve bir ömür,
Hakikati yaşamıyorsa
Takvimden başka nedir?
İşte o vakit,
Kitaplar konuşmaz;
Yalnızca suskun ağırlık olur.
Yollar uzar, menzil yaklaşmaz.
Harfler çoğalır, hakikat eksilir.
Ey hakikatin yolcusu!
Bilgiyi ezberleme, onu ek.
Kalbine ek,
Ahlâkına ek,
Merhametine ek.
Çünkü meyve vermeyen bilgi,
Kökü toprağa değmeyen bir ağaçtır.
Nice omuzlar vardır,
Kütüphane taşır.
Nice gönüller vardır,
Tek bir hakikatle âlemi aydınlatır.
Korkulacak olan,
Cahillik değildir yalnız;
Bilgiyi yük bilip
Hikmeti unutmaktır.
Çünkü kitap,
Okunmak için iner;
Hakikat ise yaşanmak için doğar.
HABİB YILDIRIM (BÂİN-İ ADLÎ)
(10 Temmuz 2026)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.