1
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
37
Okunma
Zaman, sırtını duvara dayamış mülteci bir çocuk gibi; ne ileri gidiyor ne geri.
Sen kapıdan çıkıp gittiğinden beri, takvim yaprakları masanın üstünde sararıp kaldı, bir milim bile kımıldamadı akreple yelkovan.
Ben sanmıştım ki, yokluğun ilk günler bir fırtına gibi eser, sonra diner.
İnsan her şeye alışır, zamanla bu yara da kabuk bağlar sanmıştım.
Yanılmışım.
Zaman geçmiyormuş meğer; zaman, senin gittiğin o dar eşikte pusuya yatmış, beni her saniye kalbimden vuruyormuş.
İçimde öyle bir hasret büyüyor ki, sığdıramıyorum şehirlere.
Adımlarım benden bağımsız sanki, hangi yöne yürüsem ayaklarım beni hep sana çıktığımız o eski yollara sürüklüyor.
Keder, tenime kazınmış mülkiyet hakkı gibi bir an bile ayrılmıyor gölgemden; nereye gitsem o ağır dumanı peşimden taşıyorum.
Akşamın o gri karanlığı çöktü mü odaya, duvarlar üstüme yürümek için sıraya giriyor.
İşte o an, bütün kapılar yüzüme kapandığında, tek bir gerçek kalıyor geriye:
Bütün saatleri kırdım, zaman dursun diye değil,
Geçmeyen dakikaların hesabını sormaktan yorulduğum için.
Sen gittin ya, bu kentte ne rüzgarın tadı kaldı ne yağmurun kokusu,
Bir yangın sonrasının dumanı gibi çöktün ciğerlerime,
Nefes aldıkça batıyorsun, sustukça büyüyorsun içimde.
Her gün batımında aynı uçurumun kenarındayım şimdi,
Hani o hiç bitmeyecek sandığımız, o upuzun zaman var ya;
Meğer seninle akıp giden bir nehirmiş,
Şimdi ise kurumuş bir nehir yatağı gibi çatlak ve sessiz.
Geçmiyor günler, hapsedildim o gitmelerinin amansız eşiğine,
Koca bir ömür donup kaldı, bir tek adım atamıyorum geleceğe.
Adımlarım benden bağımsız sanki, hangi yöne yürüsem
Ayaklarım beni hep sana çıktığımız o eski yollara sürüklüyor.
Yabancı seslerin arasında hep senin fısıltını arıyorum.
İçimde biriken bu özlem, göğüs kafesimi zorlayan bir çığlık gibi,
Ama dudaklarımdan sadece senin adın dökülüyor sessizce.
Bir hüzün ki bu, tarifi yok, sınırı yok, sonu yok...
Yüreğim bir sürgün yeri, her köşesinde senin ayak izlerin.
Ne yana dönsem sırılsıklam bir yalnızlık vuruyor yüzüme,
Sanki dünya durdu da bir tek benim acım dönüyor evrende.
Alışamıyorum yokluğunun bu ağır, bu katı kurallarına,
Hangi teselli cümlesine tutunsam, elimde kalıyor her parça.
Çünkü nerede bir şiir okunsak, nerede bir türkü çalsa,
Nerede gözlerim bir noktaya dalıp gitse;
Aklım sende kalıyor sevgili, fikrim yine sende...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.