0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
36
Okunma
Sûr’un sesiyle sarsılır yer, gök ve tüm kâinat,
Uyanır binlerce yıllık o derin uykudan hayat.
Berzah’taki perde kalkar, aralanır o gizem,
Başlar artık ruhlar için en büyük, en gerçek dem.
Toprak yarılır birden, her zerre dile gelir,
İnsan ne ektiyse bugün, onu önünde bilir.
Gözlerde bir şaşkınlık, kalplerde büyük bir telaş,
Mahşer meydanına doğru başlar o kutlu akış.
Amel defteri açılır, şahitlik eder eller,
Dünyada ne saklıysa, bugün feryat eder diller.
Güneş bir mızrak boyu, ter akar her bir yandan,
Kaçar ana evlattan, evlat ise o candan.
Mizan kurulur orta yere, tartılır her bir zerre,
İyilik ağır gelirse, müjde verilir o köre.
Hakkın huzurunda durmak, en ağır imtihandır,
Artık ne bir kaçış yolu, ne sığınacak mekândır.
Sırat ince bir köprü, kıldan ince kılıçtan keskin
Geçer inanan ruhlar, kurtulup o yakıştan.
Kimi şimşek misali, kimi yorgun adımlarla,
Vuslata erer sonunda, nurlu ve ak alınla.
Uyanış vaktidir bu, bitmiştir o büyük rüya,
Hesabı verilir artık, değmezmiş dünyaya.
Gözlerden yaşlar dökülür, rahmet diler her nefes,
Duyulur o yüce sesle, son bulur artık kafes.
Ahiret bir deryadır, dünya küçük bir damla,
Uyanışla biter keder, her bir hüzün ve gamla.
Sonsuzluk kapıları, ardına dek açılır,
İyilerin yoluna, nurlar, güller saçılır.
~~Poyrazcan~~
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.