1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
61
Okunma
bazen ölürüm ben
arada bir
ve sıkça
ölürüm
ama öyle bildiğiniz gibi değil
arkamdan ağlanmaz benim
teneşire taşınmaz soğumamış bedenim
ölüm mezara koyulmaz
yatırırlar yer yatağına
üzerime yorgan atarlar
bir keskin bıçak başımdan kıçıma
her ne demekse
ağlanmaz öyle yalan dolandan
yas mas tutulmaz
gözyaşı filan akıtılmaz
bazen ölürüm ben
arada sırada
ve sıkça
giderim bu diyardan sessiz sesiz
ama öyle temelli değil
giderim bir günlüğüne
ruhum uçup gider
gider bedendeyken gidemediği yerlere
ulaşılmazlara ulaşır
dokunur yasak denen şeylere
orada konuşur hür ve özgürce
sonra dirilirim yeniden
ama ne bir ağaç ne çimen ne bir çiçek
dirilirim gene kendim gibi
atarım yamalı yorganı üstümden
atarım ölü topağını atar gibi
fırlatıp atarım
atarım tekme tokat isyanla
sonra bakarım ki her şey gene aynı
gene kin gene nefret gene öfke
gene kan ve gözyaşı
ve görürüm
o acı illet gene dört bucak her yerde
gene ölürüm sonra
ölürüm
ama temelli değil
ölürüm gene bir günlüğüne
ruhum uçup gitmez bu sefer
oturur başucumda
telefon açar birilerine
kimine anlatır
kimine bağırır
söver sayar kimisine
isyan ederek
alır kağıt kalem eline
mektuplar yazar uzun kısa
“yahu insan olun artık” der o densizlere
dinci geçinen iki yüzlü dinsizlere
“ya da gidin” der
“gidin cehennem denilen o yedi kat yerin dibine!”
sonra gene dirilirim ben
ama kazık çakmak için değil dünyaya
dirilirim
işte yaşanılası birkaç günün o naif güzelliğine
Ömer Hayyam’ın dediği gibi “Şarap içerim kan içen kansızların edep ve asaletsizliğine.
Ve ben de derim ki şahsen, içiyorum o şerefsizlerin lügatinde olmayan ve hiçbir zaman da olmayacak şeref denilen o asil şeyin koca okyanustaki tek bir kum zerreciğine!”
Not:
Dedik ama Hayyam hiç kusura bakmasın alkolün fazlası da hiç iyi değildir. Lütfen dikkat!
Tevfik tekmen Kasım/2016
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.