4
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
141
Okunma
zeytin ağacı değildi onlar ılık yamaçlarda
darağaçları dize dize tozlu alanlarda
sallanan ilmek titreyen tabura
bekçiydi başında dilsiz zebella
aha demişlerdi ben doğduğumda
bu demişlerdi işçi Veli’nin
bu emekçi Zeynep’in
bu ebenin
öğretmenin
yanındaki de köylü rençperin
aha demişlerdi
gördün mü fakir oğlu
o küçük olan da senin
sen büyüdükçe büyük olacak
heveslenme hiç yıkılmayacak
duydun mu çocuk
sen yaşadıkça duracak
öyle demişlerdi
dikleşirsen eğer karşı gelirsen
itaat etmez de isyan edersen
hele ben de insanım deyip çok bilirsen
ilmek boynunda bil çocuk
öyle demişlerdi
ben büyüdüm sonra
darağacı da
ilmek sallandı hep kışta ve yazda
kör olası tiranlar bitmek bilmedi
var oldular her anımda
sömürdüler yetmedi
çiğnediler
ezdiler
kalkmak istesem ayağa
darağacı dediler
kurudu zeytin dalları
güvercini uçmaz ettiler
boğazım düğüm düğüm
konuşamıyorum
uyuşmuş usum yazamıyorum
desem şimdi
haydi kardeş birleşelim
birleşip de güçlenelim
baş kaldıralım tirana isyan edelim
düzen değişsin
desem ama
şeytan kulağına kurşun
zeytin ağacı değil ki verimli topraklarda
onlar darağacı kardeş büyük meydanlarda
sallanan ilmek titreyen tabura
bekçidir başlarında kör ve sağır zebella
Ağustos/2010/Lüleburgaz
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.