3
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
57
Okunma
Gecti denilen nehir durulmuş görünür de,
Yatağında sızlayan bir eski taş bırakır.
Affın o bembeyaz, o dilsiz tülunde
Zaman, kalbe sızan gizli bir yaş bırakır.
Her şey pürüzsüzdür o uzak aynada şimdi,
bir rüzgar gibi dinmiştir o fırtına.
Fakat içimde sızlayan o ince pürüz neydi?
Dokunsan kanayacak bir sükut catlağına..
Affetmek gömmektir o sızıyı
Derinlere
Kendi külünle sarmak
en kuytu yaraları.
Bakarsın geçmişin o solgun izine,
O sızı seninle, maziyle senin aranda
Gönül bağışlar da izi kalır derinde,
Akşamın o lacivert, o dumanlı renginde
Sökülen bir dikiş gibi genişler akşam,
İğnesi kırık bir vaktin lacivertinde.
Geceye dönen rengin koyusunda,
Ne ses kalır sitemden ne bir gölge.
Bir sükut büyür kalbin kuyusunda,
Sığmaz ne maziye
ne başka bir dile...
Artık ne bir nehir sızlar yatağında,
Ne de o aynalar eskiyi fısıldar.
Ruh, o rengin en derin kuşagında
Kendi külünü örtecek bir gökyüzü arar.
Görünürde durulan o nehir,
Yataginda bıraktığı eski taşı çoktan unuttu.
Zaman, kalbe sızan o gizli yaşı kuruttu belki,
Fakat akşamın laciverti çöktüğünde başlayan,
Başka bir uyanıştır maziyle aramızda.
içimde sızlayan o ince pürüz,
Şimdi o sükut çatlağından sızan koyu bir mürekkeptir.
Dokunsan kanayacak olan o sızıyı,
Derine gömmenin tam vaktidir
Affetmek, kendi külünle sarmaksa yarayı;
Lacivert, o küllerin savrulduğu gökyüzüdür artık.
Ne sitemin gölgesi sığar bu derinliğe,
ne de gündüzün o çiğ kırgınlıkları...
Gönül bağışlamıştır, hüküm verilmiştir,
Fakat izi kalır
Çünkü lacivert, siyah kadar unutuş değil,
Mavi kadar sükunettir.
Bir vedadır bu, kelimesiz ve aheste,
Gündüzün bıraktığı o son çizgide.
Şimdi her kırık sızı, her gizli beste,
o dumanlı, o derin denizde..
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.