2
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
91
Okunma
İçim yansa bile sana bildirmem
Kuş gibi avcumda tutar öldürmem
Gözlerimi sen sil, ele sildirmem
Yaş gözümden damla damla taşarmış
Demek ki şairler böyle yaşarmış
Aşkı kısık titrek sözünde gördüm
Sadakati yaşlı gözünde gördüm
Geceyi fecrin gündüzünde gördüm
Şafak maveradan sürgün değilse
Gün alnından öper, güneş eğilse
İzimi bıraktım çölde çorakta
Saati vuslata kala kurakta
Ölümden önceki en son durakta
Sayfaları düştü tüm kâğıtların
Dili sustu yakılmış ağıtların
Dönüp bakamadım kendi arımdan
Bir selam yolladım yol kenarından
Güneşe su döktüm can pınarımdan
Ben kanadı kırık sevdalı kuşum
Yağmurlu bir gece sana konmuşum
Ey umutlarımın sarlı çiçeği
Ey gönül dağımın karlı çiçeği
Ey şiirlerimin arlı çiçeği
Anlatılmaz bunlar birkaç satırla
Okudukça beni böyle hatırla
Kessinler cezamı, hüküm versinler
İstersen aşıma zehir sürsünler
Bir şair ki nasıl sever görsünler
Çık gel, kurtar beni rüyalarımdan
Gül topla gül kokan deryalarımdan
Ah, beni bir görsen külde neymiş ki
Mecnun utanırdı, çöl de neymiş ki
Sen varken manolya, gül de neymiş ki
Kokunu Leylaklar, çiçekler tanır
Yaz kıskanır seni, bahar utanır...
Harun Yıldırım
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.