3
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
56
Okunma

Karışır birbirine o pespaye barut ve mukaddes kan kokusu,
İşte, beşeriyetin kendi eliyle kazdığı o karanlık kuyu!
Kin denizinin acı bulamacıyla beslenir yetimler,
Talihsiz bir çağın koynunda can çekişir ümitler.
Kindar bir ana, rahminde yoğurur bu şerli hamuru,
Ve doğurur beyninin dehlizlerinden o meşum, o uğursuz orduyu.
Cehennemin o harlı sıcağında ve barut dumanında,
Bilenir fâninin öfkesi, Tanrı’nın unuttuğu o anda.
Nefretin kara memesinden süt emer bu körpe nesil,
Ey insanlık! Kendi yarattığın bu canavara eğil!
Bak, donup kalmış çocukların o masum, o son gülüşü,
Bu mudur tabiatın ve eşsiz ruhun geriye dönüşü?
Bir nehir ki bu, yatağı kederden ve azaptan oyulmuş,
Gözyaşlarıyla beslenip, insanlığın günahıyla dolmuş.
Ve beşiklerde şefkat değil, ölümün soğuk nefesi;
Yankılanır gecede, talihsiz anaların o kederli ninnisi...
Ah, ne acı! Akıl karanlığa gömülmüş, vicdan ise dilsiz,
Bu kozmik tiyatroda, kendi felaketimizi izliyoruz çaresiz.
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.