0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
218
Okunma

Uzak şehirlerden geliyorum ben
Maviye boyanmış evler
Sardunyalar sarmış her yanı
Öpücüğü eksik kalmış martıların
Bıçak sırtı ayrılıklar vurmuş sahile
Meltem rüzgarları çoktan esmiş
İskeleler de unutulmuş akşamlar
Dudaklarda yarım bırakılmış sigaralar
Denize düşen yakamoz ışıkları...
Bir sandal usul usul sürükleniyor kıyıya
Kim bilir hangi vedanın yorgunluğu var içinde
Hangi suskunluk çökmüş tahtalarına
Dar sokaklarından geçiyorum kentin
Taş duvarlarında elyazması hüzünler asılı
Pencereler aralık perdeler kederli
Bir kadın fesleğen suluyor avluda
Avlu ki; göğe açılan kederli bir kuyu gibi
Akşam oluyor sonra
Gökyüzü mora çalıyor ağır ağır
Çocuk sesleri çekiliyor sokaklardan
Kıyıda birkaç martı kalıyor yalnızca
Ve deniz kokusu kalbime çöküyor
Gökyüzünde unutulmuş gibi kalıyorum
Adımı kimse anmıyor artık
İçimde eksik bırakılmış bir cümle var
Her şey benden yavaşça çekiliyor
Kimse dönüp bakmıyor yıldızlarıma
Ve sen
Belki çoktan başka bir şehrin sabahındasın
Başka pencereler açılıyor yüzüne
Başka rüzgarlar dolaşıyor saçlarında
Tenine başka bir vedanın soğukluğu değiyor
Ve sonra büyüyor gece
Ay ışığını kıran dalgaların kucağında
Kıyılara vurmuş yosunlar gibi bekliyorum
Biraz dağılmış biraz yorgun
Biraz kendinden vazgeçmiş
Yelkensiz sevdalar geçiyor açıktan
Liman sessizleşiyor
Bir vapur düdüğü bölüyor uzakları
Ne kadar sevsem eksik kalıyor dünya
Ne kadar gitsem aynı yere çıkıyor yollar
Ve ben
Uzak şehirlerden geliyorum
Maviye boyanmış evler
Sardunyanlar sarmış gökyüzünü
Bıçak sırtı ayrılıklar
Öpücüğü eksik kalmış martılar...
~ Poyrazcan ~
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.