4
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
53
Okunma

İÇ AKROSTİŞ VE TERS YAPI ÜZERİNE BİR NOT
Akrostiş, dünya edebiyatında çok eski dönemlerden beri kullanılan şiir tekniklerinden biridir. Genel anlamıyla bir şiirin mısra başlarında, ortalarında ya da sonlarında belirli harflerin bir araya gelerek isim, kavram veya gizli bir mesaj oluşturmasına dayalıdır. Antik Yunan’dan Latin şiirine, İbranî metinlerinden Divan şiirine kadar birçok edebî gelenekte akrostiş örneklerine rastlamak mümkündür.
Ancak klasik akrostişlerde yapı çoğunlukla görünürdür. Şair, okuyucunun fark edebileceği biçimde mısra başlarını düzenler ve gizli kelimeyi yukarıdan aşağıya doğru sıralar. Bu nedenle klasik akrostiş daha çok biçimsel bir sanat olarak değerlendirilmiştir.
İç akrostiş ise bundan tamamen farklı bir yapı taşır.
İç akrostişte gizli kelime ya da mesaj, mısraların başında değil; şiirin iç dokusunda, belirli harf düzenleri içerisinde saklanır. Bu nedenle okuyucu şiiri ilk bakışta normal bir metin gibi okur. Ancak şiirin içine yerleştirilen harf sistemi fark edildiğinde, ikinci bir şiir katmanı ortaya çıkar.
Bu teknik, klasik akrostişe göre çok daha zor ve karmaşık bir yapı gerektirir. Çünkü şair:
hem anlam bütünlüğünü korumak,
hem ritmi bozmamak,
hem de gizli yapıyı şiirin içine yerleştirmek zorundadır.
Dünya şiir tarihinde klasik akrostiş örnekleri oldukça yaygın olmasına rağmen, “iç akrostiş” kullanan şair sayısı son derece sınırlıdır. Özellikle Türk şiirinde bu tekniği sistemli biçimde kullanan isimlerin çok az olduğu görülmektedir.
Türk şiirinde son yıllarda bazı şairlerin iç akrostiş denemelerine yöneldiği görülse de, bu alanın geniş ölçüde Delibal mahlasıyla yazan Celil ÇINKIR’ın çalışmalarıyla dikkat çektiği söylenebilir. Özellikle tekli, ikili, üçlü ve ters yönlü iç akrostiş uygulamaları, bu tekniğin yalnızca bir “harf oyunu” değil; şiirin anlam katmanını derinleştiren yapısal bir unsur hâline dönüşmesini sağlamıştır.
“BİRİCİĞİM -5” şiiri bu anlayışın dikkat çekici örneklerinden biridir.
Şiirin başlığındaki:
“5” rakamı, iç akrostiş düzeninin beşinci harf sistemi üzerine kurulduğunu,
“eksi (-)” işareti ise akrostişin yukarıdan aşağıya değil, aşağıdan yukarıya okunacağını göstermektedir.
Bu yönüyle şiir, yalnızca duygusal bir metin değil; aynı zamanda teknik olarak katmanlı bir yapı hâline gelmektedir.
Şiirin görünen yüzünde:
hasret,
yalnızlık,
sürgünlük,
kırılmış aidiyet duygusu yer alırken,
görünmeyen katmanında saklı bir hafıza dolaşmaktadır.
Bu nedenle iç akrostiş, yalnızca bir süsleme tekniği değil; şiirin bilinçaltı damarını oluşturan ikinci bir anlatım biçimi olarak değerlendirilebilir.
Klasik akrostiş okuyucuya kendini gösterir.
İç akrostiş ise kendini saklar.
Belki de onu asıl güçlü yapan taraf budur.
Gözlerim yoruldu hep, can bedene gireli
Bezirgânlar elinde, bir garip deliyim ben
Bensizlikte ben bulan, olmaz benden ileri
Andımı yaşatalı, mezarsız ölüyüm ben
Hasretlikle imtihan olmuyor biriciğim
Aynadakini aklım almıyor biriciğim
Hazin aşk masalında, hakkımı eyle teslim
Dinle vicdan sesini, hiç vakit kaybetmeden
Bakışım toprak kokar, eserindir bu hâlim
Avuçlarımda biter, beni benden eyleyen
Sürgünde can hayale dalmıyor biriciğim
Mavi gökyüzü beni bulmuyor biriciğim
Dururken akrep sende, senden gelir her esin
Eziyetin müsebbip, derdinle dolu sine
Evrenin her yerinde, bunu böyle bilesin
Nokta koyduğun zaman, yüzümün gülmesine
Umuttan başka çare kalmıyor biriciğim
Bulutlar sıkıntımı salmıyor biriciğim
Çölde gül yeşertmeyen, çeker hep kara sevda
Gülümsemeye hasret, yârden ayrı kalanlar
Oysa hiç şansı yokken, şu yalancı dünyada
Düşlerden nemalanıp, makam ehli olanlar
Sesimin yankısını bilmiyor biriciğim
Üç metrelik yer akla gelmiyor biriciğim
Kan deyince ben bana aşk yolundan dolayı
An yükü nasıl bir şey, anlatmakla bitmiyor
Gözyaşlarım anlatsın, senden ayrı kalmayı
Olmazsa olmazını, Delibal hak etmiyor
Gözlerimin çilesi, dolmuyor biriciğim
Hüzünlü Delibal’ın, gülmüyor biriciğim
Delibal – Celil ÇINKIR
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.