0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
43
Okunma
İçtiğim su değil artık, bir inanet pınarı,
Sen yabancı tenlerde terlerken bende hayat durdu.
Söküp attım kalbimden sana dair o yazdan kalma baharları
Söylediğin her yalan, en çok senin onurunu vurdu
Soframda ekmek bayat, suyumda zehir tadı var artık Başka tenlerde uyanırken sen, benimse içimde fırtınalar koptu.
Dilinden dökülen aşkımızın o en masum adı,
Bir gecelik ihanetin kuyusunda boğuldu gitti
Aynaya her baktığımda çatlıyor sanki suretim,
Sana verdiğim ömrün her zerresi haram olsun şimdi.
Benim aşkım sadakatimdi senin ise en büyük servetin,
Kendi ellerinle yaktığın bu şehri darma duman etmen idi
Saçlarımın telinde sakladığın o yalanlar var ya,
Birer birer dökülüyor bak ayaklarımın altına.
Seni en çok attığın o sahte gülüşlerin yaralar,
Ben veda ettim artık, senin o karanlık saltanatına.
Şimdi git, hangi yalanın gölgesine sığınırsan sığın,
Bende bıraktığın o iz’de senden tek mirasın kalsın.
Yüreğimden düştüğün uçurum, benden sana en büyük hediye
Sen benim adımı her andıkça, vicdanın uykundan çalsın.
Yeminler kefen oldu sana, bu aşka mezar kazdım ellerimle,
Gözyaşım son kurşundur benim; vurdum, bitti bu hikâye.
Ben küllerimden doğarım, o dimdik yeminlerimle,
Seni ise bir ömür boyu mahkûm ettim, içindeki yalancı esaretine.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.