6
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
360
Okunma

...Bir atın yavrusunu aradığı gibi aradım seni,
Sense bir aile kurdun, Urfa’da.
Dedin: Ben siye ne yapmışam?
Üç tekerli motorumun sepetinde, quşlarım.
Eyyübiye’den salarsın dediler.
Mahlene geldim, kanatsız.
Vurdum kapını.
Açmadın.
Artık buğday pazarındaki bir buğdayım ben.
Bir kederi çektim gözlerimin altına.
Silha attım.
Allah’a sığındım.
Hayatlı evinizde üç kuyu.
Üç kuyudan su çektim.
Üç nahit taşıyla yıkandım.
Üç tüsbah kırdım, başımdan aşağı.
Üç gün taneleri kuyuya attım.
Kuyu üç kez seslendi.
Sema.
Sema.
Sema.
Hangimizin sayıklamasıydı bu, bilmiyorum
Ne bileyim,
Son duyduğum o sesinle yeniden başlarsın demiştin bana,
Ben de kalan
Üç tel saçın.
Sırtımda t.onlarla
Çıktım Akabeyi.
Aligör’de ölsem dedim.
Ölmüyorsam da Suruç’ta nar olsam bari, dağıtsalar her bir tanemi çocuklara.
Kobane’de çok kaynatılmış bir siyah çayın dumanında, köyün kör şeyhi Halil’e
o sevmediğin isotçu sesimle, ağır ve gırtlaktan:
-"Xalley" dedim, "bıldığiy gibi degil cido, at seniy olsın. babaya raxmet, beni unutabilenlerin kervanına kat."
seyda bir kömür aldı; dilime sürdü.
sürdü.
sürdü.
sürdü.
simsiy’ah olana dek kelimeler.
söyle ki geçsin dedi, seyda.
allah’ım, geçsin artık,
k ı v r ı l d ı m .
işte.
8 mayıs.
04:55
üsküdar.
Not: (*Urfa’nın arka sokaklarında Suriye’den Urfa’nın kuş pazarlarına getirilen onca güvercini, yuvası bozulmuşları, kaldırımları, kapıları ve dalgınları kadrajına alan Ötekilerin Fotoğrafçısı: Mehmet Rehavi’ye teşekkürlerimle. Hekim Dede mahlesindeki bu at onun kadrajından.
Şiir hem ona hem kuş pazarındaki güvercinlere biraz da... )
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.